Bilim insanları, insan kaynaklı küresel ısınmanın, Fransa'nın güneybatısı ile İspanya'nın orta kesimlerinde geçen yaz yaşanan ve onlarca kişinin ölümüne yol açan orman yangınlarını tetikleyen sıcak, kuru ve rüzgarlı koşulları en az iki kat, bazı bölgelerde ise 20 kat daha olası hale getirdiğini ortaya koydu. Araştırma, iklim değişikliğinin aşırı hava olayları üzerindeki etkisini inceleyen uluslararası bir bilim insanları grubu olan World Weather Attribution (WWA) tarafından yapıldı. Çalışma, Akdeniz havzasının gelecekte çok daha yıkıcı yangınlarla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
2022 yılı yaz aylarında Avrupa, tarihinin en sıcak mevsimlerinden birini yaşadı. Özellikle Fransa ve İspanya'da sıcaklıklar mevsim normallerinin çok üzerine çıktı, uzun süren kuraklık toprağı kuruttu ve şiddetli rüzgarlar yangınların kontrol altına alınmasını güçleştirdi. Fransa'nın Gironde bölgesinde çıkan orman yangınları, yaklaşık 14 bin hektarlık alanı küle çevirdi, on binlerce kişi tahliye edildi. İspanya'nın Zamora ve Ávila kentlerinde de benzer felaketler yaşandı; toplamda her iki ülkede de onlarca kişi hayatını kaybetti.
WWA ekibi, yangınların yaşandığı dönemdeki sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini analiz ederek, bu koşulların iklim değişikliği olmadan ne sıklıkla meydana gelebileceğini hesapladı. Sonuçlara göre, Fransa'nın güneybatısındaki sıcak ve kuru koşullar, küresel ısınma nedeniyle en az iki kat daha olası hale geldi. İspanya'nın orta kesimlerinde ise bu olasılık 20 kata kadar çıktı. Bu durum, iklim değişikliğinin dünyanın farklı bölgelerini farklı şekilde etkilediğini ve bazı bölgelerin aşırı hava olaylarına karşı çok daha kırılgan olduğunu gösteriyor.
Bilim insanları, fosil yakıt kullanımına devam edilmesi durumunda bu tür yangınların daha da sıklaşacağı ve şiddetleneceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Akdeniz bölgesi, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun şekilde hisseden bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu risklere karşı hazırlıklı olunması ve yangınla mücadele kaynaklarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Avrupa, son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede ciddi zorluklar yaşıyor. 2021 yılında Akdeniz ülkelerinde yaşanan yangınlar, 2022'de de devam etti ve bu durum AB'nin iklim politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. Avrupa Komisyonu, yangınlarla mücadele için üye ülkeler arasında ortak bir uçak filosu oluşturmayı ve iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerini güçlendirmeyi önerdi. Ancak uzmanlar, bu tür önlemlerin yetersiz kalacağını, asıl çözümün fosil yakıt kullanımının azaltılması olduğunu belirtiyor.
İklim değişikliği, sadece Akdeniz'i değil, dünyanın dört bir yanını etkiliyor. Bu yaz Kanada'da çıkan yangınlar, şimdiye kadar kaydedilen en büyük yangınlardan biri olarak kayıtlara geçti. ABD'nin batısında ve Avustralya'da da benzer felaketler yaşanıyor. Bilim insanlarına göre, küresel sıcaklıkların sanayi öncesi döneme göre 1,1 derece artması, bu tür aşırı hava olaylarının görülme sıklığını belirgin şekilde artırdı. Paris Anlaşması çerçevesinde küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılmaya çalışılması, bu etkilerin daha da kötüleşmesini önlemek için kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz havzasında yer alan bir ülke olarak, bu araştırmanın sonuçlarından doğrudan etkilenecek ülkeler arasında. Türkiye'nin güney ve batı kıyıları, özellikle yaz aylarında orman yangınlarına maruz kalıyor; 2021'de Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınlar büyük yıkıma yol açmıştı. Bu çalışma, Türkiye'deki yangın riskinin iklim değişikliği nedeniyle arttığını gösteriyor. Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini güçlendirmesi, erken uyarı sistemleri ve yangın yönetimi stratejilerini geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında fosil yakıt kullanımının azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, uzun vadede bu riskleri azaltmada etkili olacaktır. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası iklim müzakerelerindeki rolü açısından da önem taşıyor.