Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) yetkilisi Toril Bosoni, S&P Global tarafından Londra'da düzenlenen Orta Doğu Petrol ve Gaz Konferansı'nda yaptığı açıklamada, küresel petrol stoklarının mevcut oranda tükenmeye devam etmesi halinde, yaz aylarındaki yoğun talep döneminden önce tarihsel olarak en düşük seviyelere gerileyebileceği uyarısında bulundu. Bosoni, stok düşüşlerinin son aylarda hızlandığına dikkat çekerek, bu durumun petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratabileceğini ve enerji arz güvenliği açısından endişe verici olduğunu ifade etti.
Stoklardaki düşüşün boyutları
IEA'nın verilerine göre, küresel petrol stokları geçtiğimiz yıl boyunca istikrarlı bir şekilde azaldı. Özellikle OECD ülkelerindeki ticari stoklar, son beş yılın ortalamasının altına indi. Bosoni, stok düşüşünün temel nedenleri arasında OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntılarını sürdürmesi, bazı üretici ülkelerdeki jeopolitik riskler ve küresel talebin beklenenden daha güçlü seyretmesi olduğunu belirtti. Suudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki OPEC+ koalisyonu, 2022 sonundan bu yana günlük yaklaşık 2 milyon varillik arz kesintisi uyguluyor. Bu kesintiler, fiyatları desteklemek amacıyla yapılsa da, stokların erimesine yol açıyor.
IEA, 2024 yılının ilk çeyreğinde küresel petrol talebinin günde yaklaşık 1,3 milyon varil artacağını tahmin ediyor. Yaz döneminde ise bu artışın daha da belirginleşmesi bekleniyor. Bosoni, "Eğer stok düşüşleri bu hızda devam ederse, temmuz-ağustos aylarında stoklar kritik eşiklerin altına inebilir" dedi. Bu durum, özellikle rafinerilerin ham petrol temininde zorluk yaşamasına ve akaryakıt fiyatlarında ani yükselişlere neden olabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Petrol stoklarındaki bu kritik seviye, küresel enerji piyasalarında önemli bir kırılganlık yaratıyor. Halihazırda jeopolitik gerilimlerin yoğun olduğu bir dönemde, stokların bu kadar düşük olması, ani bir arz kesintisi durumunda fiyatların aşırı yükselmesine ve ekonomik durgunluğa yol açma riskini artırıyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar ve Kızıldeniz'deki Husi saldırıları, petrol ticaret yollarını tehdit ediyor. IEA, bu nedenle üretici ülkeleri arz güvenliğini sağlamak için üretim kısıntıları konusunda daha temkinli olmaya çağırıyor.
Öte yandan, ABD ve diğer büyük tüketici ülkeler, stratejik petrol rezervlerini boşaltarak talebi karşılamaya çalışıyor ancak bu rezervler de sınırlı. Bosoni, "Stratejik rezervler bir tampon görevi görüyor ancak bunlar sonsuz değil" uyarısında bulundu. Uzmanlar, OPEC+'ın nisan ayındaki toplantısında üretim politikasını gözden geçirebileceğini, ancak fiyatları daha fazla düşürmemek adına büyük bir artışa gitmesinin beklenmediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, artan petrol fiyatlarından doğrudan etkilenecek ülkeler arasında. Enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye, stokların kritik seviyelere düşmesiyle birlikte cari açık ve enflasyon riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca Türkiye, Rusya, İran ve Irak gibi bölgesel petrol üreticileriyle yakın ticari ilişkileri sayesinde kısa vadede arz sorunu yaşamasa da, küresel fiyat artışlarının yansımalarından kaçınamaz. Bu senaryo, Türkiye'nin enerji arz güvenliği stratejilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerjiye geçiş ve yerli petrol arama çalışmalarının hızlandırılması, bu tür küresel dalgalanmalara karşı direnci artırabilir.