ABD'de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'ne (ICE) bağlı gözaltı merkezlerinde ölen kişilerin sayısı artarken, bir izleme kuruluşu federal mahkemede dava açarak otopsi raporları ve diğer kayıtların kamuya açıklanmasını talep etti. Texas merkezli Kâr Amacı Gütmeyen Hukuk Kuruluşu (CLINIC) tarafından açılan davada, ICE ve ona bağlı Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı (HHS) yetkilileri, gözaltında hayatını kaybedenlerin ölüm nedenlerini ve koşullarını gizlemekle suçlanıyor. Dava, özellikle 2020'den bu yana ICE gözetiminde ölen 200'den fazla kişinin ailelerinin adalet arayışına ışık tutmayı hedefliyor.
Şeffaflık Talebi ve Yasal Süreç
CLINIC, ICE'ın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında yapılan başvurulara yanıt vermediğini veya eksik bilgi sağladığını iddia ediyor. Örgüt, otopsi raporları, ölüm sonrası incelemeler ve gözaltı koşullarına ilişkin belgelerin, ölümlerin önlenebilir olup olmadığını anlamak için kritik olduğunu vurguluyor. 2023 mali yılında ICE gözaltında 52 kişinin öldüğü kaydedilirken, bu sayı 2022'de 38, 2021'de 35 ve 2020'de 19'du. Ölümlerin başlıca nedenleri arasında tedavi edilmemiş kronik hastalıklar, intihar ve şiddet olayları yer alıyor. ICE'ın medya sorularına yanıt vermemesi ve ölümleri raporlama konusundaki tutarsızlıkları, kuruma yönelik güveni daha da sarsıyor.
Mahkeme başvurusunda, ICE'ın FOIA başvurularını 'aşırı gecikmeyle' yanıtladığı veya 'kurumsal unutkanlık' gerekçesiyle bilgi vermekten kaçındığı belirtiliyor. Bu durum, özellikle gözaltında ölenlerin ailelerinin adalet arayışını engelliyor. CLINIC avukatlarından Sarah Moore, 'Her ölüm bir trajedi ve her ailenin gerçeği bilme hakkı var. ICE bu bilgileri saklayarak hukuka aykırı davranıyor' dedi.
Küresel Göç Politikaları ve İnsan Hakları Boyutu
ICE gözaltı ölümleri, yalnızca ABD'de değil, küresel çapta göçmen hakları tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, gözaltı koşullarının iyileştirilmesi ve ölümlerin bağımsız soruşturmalarla aydınlatılması çağrısı yapıyor. ABD'deki bu dava, diğer ülkelerdeki benzer uygulamalara da emsal teşkil edebilir. Avrupa'da da sığınmacıların gözaltı koşulları sık sık eleştirilirken, şeffaflık talepleri artıyor. Özellikle sınır ötesi göç hareketlerinin yoğunlaştığı bu dönemde, gözaltı merkezlerindeki ölümlerin sistematik bir insan hakları sorunu olarak ele alınması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ICE gözaltı ölümlerine ilişkin bu dava, Türkiye'nin göçmen politikaları açısından dolaylı da olsa önemli bir referans noktasıdır. Türkiye, Suriyeli sığınmacılar başta olmak üzere milyonlarca göçmene ev sahipliği yaparken, gözaltı koşulları ve ölümlerin şeffaf bir şekilde raporlanması konusunda uluslararası standartlara uyum sağlamalıdır. Bu dava, göçmen hakları savunucularına, Türkiye'deki benzer uygulamaların denetlenmesi için bir argüman sunabilir. Ayrıca, ABD'deki bu hukuki mücadele, Türkiye'nin AB ile göç anlaşması kapsamında üstlendiği yükümlülüklerin hatırlatıcısı niteliğindedir. Türkiye'nin, göçmenlerin temel haklarını koruma ve gözaltı ölümlerini bağımsız soruşturmalarla aydınlatma konusunda proaktif bir tutum sergilemesi, uluslararası itibarı açısından kritik öneme sahiptir.