ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi'nin (ICE) New Jersey'deki Delaney Hall gözaltı merkezinde tutulan göçmenler, 'korkunç koşulları' protesto ettikleri gerekçesiyle biber gazına maruz bırakıldı ve dövüldü. Olay, bölgeyi ziyaret eden bir Kongre üyesine aktarıldı; tutsaklar, saldırıların 'devam eden açlık grevine misilleme' olduğunu belirtti. İddialar, ABD'de göçmenlerin tutulduğu özel hapishanelerdeki insan hakları ihlallerine dair endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Protestolar ve Şiddet: Ne Oldu?
Delaney Hall, New Jersey, Newark'ta bulunan ve özel bir şirket olan CoreCivic tarafından işletilen bir gözaltı merkezi. Tutsaklar, haftalardır süren açlık grevinin ardından, merkezdeki sağlık hizmetleri, yetersiz beslenme ve aşırı kalabalık gibi 'insanlık dışı koşulları' protesto etmek için bir eylem düzenledi. Göçmenler, ellerinde 'Adalet İstiyoruz' ve 'Koşullarımızı Düzeltin' yazılı dövizlerle sessiz bir oturma eylemi yaparken, ICE görevlileri biber gazı kullanarak müdahale etti. Görgü tanıkları, görevlilerin ayrıca tutsakları dövdüğünü ve bazılarını yaraladığını ifade etti.
Kongre üyesi Bonnie Watson Coleman, olayı yerinde inceledikten sonra yaptığı açıklamada, 'Bu saldırı, insanlık dışı koşullara karşı yapılan meşru bir protestoya orantısız bir güç kullanımıdır. Tutsakların temel hakları ihlal edilmiştir.' dedi. Watson Coleman, ICE'in olayla ilgili derhal soruşturma başlatmasını talep etti. ICE sözcüsü ise olayı doğrulamakla birlikte, 'Güvenlik protokollerine uygun hareket edildiğini' savundu.
Delaney Hall ve Özel Hapishane Sistemi
Delaney Hall, ABD'de özel şirketler tarafından işletilen yüzlerce gözaltı merkezinden biri. CoreCivic, bu tesislerde göçmenleri düşük maliyetle tutarak kar elde ediyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu merkezlerde sık sık kötü muamele, yetersiz sağlık hizmeti ve aşırı kalabalık olduğunu rapor ediyor. Özellikle, 2019'da yapılan bir denetimde Delaney Hall'da yatak sayısının kapasitenin %30 üzerinde olduğu, yiyeceklerin bozuk olduğu ve tıbbi müdahalenin geciktiği tespit edilmişti. Tutsakların açlık grevi, bu koşulların iyileştirilmesi talebiyle başlamıştı.
Olay, ABD'de göçmenlik politikalarının sertleştiği bir dönemde meydana geldi. Biden yönetimi, sınır güvenliğini artırma sözü vermiş olsa da, özel hapishanelerin kapatılması yönünde adım atmış değil. İnsan hakları grupları, bu tür olayların göçmenlerin suçlu muamelesi görmesinin bir sonucu olduğunu vurguluyor. American Civil Liberties Union (ACLU) ise 'ICE'in göçmenleri cezalandırma aracına dönüştüğünü' belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki göçmen hakları ihlalleri, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası göç yönetimi tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yaparken, göçmenlerin barınma ve sağlık koşulları sık sık eleştiriliyor. Bu haber, özel sektör eliyle yürütülen göçmen bakımının risklerini göstererek, Türkiye'nin de benzer bir modele yönelmesi durumunda karşılaşabileceği insan hakları sorunlarına dikkat çekiyor. Ayrıca, ABD'deki bu tür olaylar, uluslararası kamuoyunda Türkiye'nin göçmen politikalarının da mercek altına alınmasına neden olabilir.