ABD'de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) ajanlarının, herhangi bir operasyon hedefi olmayan iki kişiyi öldürmesi üzerine, kurumun sokaklardan çekilmesi yönündeki çağrılar giderek yükseliyor. Federal yetkililer, Maine eyaletinde Johan Sebastián Durán Guerrero ve Texas'ta Lorenzo Salgado Araujo isimli iki kişinin hayatını kaybettiği olayların ardından kapsamlı bir soruşturma başlatırken, sivil toplum örgütleri ve siyasetçiler ICE'in yetkilerinin sınırlandırılmasını talep ediyor.
Olayların arka planı
Geçtiğimiz hafta Maine'in Portland kentinde ICE ajanları, 23 yaşındaki Johan Sebastián Durán Guerrero'yu silahla vurarak öldürdü. Yetkililer, Guerrero'nun herhangi bir suçtan aranmadığını ve teşkilatın operasyon hedefi olmadığını doğruladı. Olay yerinde yapılan incelemelerde, Guerrero'nun ajanlar tarafından fark edilmeden önce herhangi bir tehdit oluşturmadığı belirtildi.
Texas'ın Austin kenti yakınlarında yaşanan ikinci olayda ise ICE ajanları, 34 yaşındaki Lorenzo Salgado Araujo'yu vurarak öldürdü. Araujo'nun da herhangi bir suç kaydı bulunmadığı ve hedef alınmadığı ifade edildi. Olayların ardından ICE, her iki vakada da ajanların kendilerini savunma gerekçesiyle ateş açtığını öne sürdü ancak bu iddia, ölenlerin aileleri ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle reddedildi.
Kongre üyeleri ve göçmen hakları savunucuları, ICE ajanlarının 'korku, yıldırma ve şiddet' kültürüyle hareket ettiğini belirterek, kurumun sokak devriyelerinin derhal durdurulmasını istiyor. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) yaptığı açıklamada, 'Bu olaylar, ICE'in denetimsiz gücünün trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Teşkilatın kolluk kuvveti olarak değil, bir terör unsuru olarak algılanmasına neden olan bu tip olayların önüne geçilmelidir' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
ICE'in sokaklardaki varlığı, özellikle Latin kökenli topluluklar arasında derin bir güvensizlik yaratıyor. Göçmenlik politikaları üzerine çalışan uzmanlar, bu tür olayların ABD'nin uluslararası imajına da zarar verdiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, ABD'deki göçmen uygulamalarını yakından takip ettiğini duyururken, Amerikan yönetimi üzerindeki baskı giderek artıyor.
Küresel çapta, ABD'nin göçmenlik politikaları sık sık eleştiriliyor. Özellikle Meksika ve Orta Amerika ülkeleri, vatandaşlarının ABD'de maruz kaldığı muameleye karşı diplomatik girişimlerde bulunuyor. Bu olayların ardından yapılan açıklamalarda, 'ICE ajanlarının cezalandırılmaması durumunda, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gerileceği' uyarısı yapıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel göçmenlik politikalarındaki eğilimler açısından önem taşıyor. ABD'nin ICE benzeri kurumlarının şiddet içeren uygulamaları, uluslararası kamuoyunda göçmen karşıtı politikaların sorgulanmasına yol açıyor. Türkiye'nin düzensiz göçle mücadele ve sınır güvenliği politikaları, ABD'deki bu tür skandallardan ders çıkararak daha insan hakları odaklı bir yaklaşım benimseme fırsatı yakalayabilir. Ayrıca, ABD'nin bu tür olaylar nedeniyle uluslararası arenada prestij kaybı yaşaması, çok kutuplu dünya düzeninde Türkiye'nin elini güçlendirebilecek faktörler arasında sayılabilir.