Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), üye ülkelerin oylarıyla Başsavcı Kerim Han'ı görevden aldı. Karar, Han hakkında yürütülen soruşturmada cinsel taciz iddialarının incelenmesinin ardından alındı. Han, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek sürecin siyasi olduğunu savundu.
Gelişmenin arka planı
Kerim Han, 2021 yılında ICC Başsavcılığı görevine seçilmişti. Görev süresi boyunca Ukrayna'daki savaş, Filistin toprakları ve Sudan'daki çatışmalar gibi uluslararası dosyalarda önemli soruşturmalar yürüttü. Ancak geçtiğimiz aylarda, Han'ın görevi kötüye kullandığı ve cinsel tacizde bulunduğu iddiaları gündeme geldi. ICC İç Denetim Birimi tarafından başlatılan soruşturma kapsamında deliller toplandı ve rapor hazırlandı.
Raporun ardından, üye ülkelerin temsilcilerinden oluşan ICC Genel Kurulu, gizli oylamayla Han'ın görevden alınmasını kararlaştırdı. Oylamada kaç ülkenin 'evet' oyu verdiği açıklanmazken, kararın yeterli çoğunlukla alındığı belirtildi. Han, kararın ardından yaptığı açıklamada, 'Bu karar, uluslararası ceza adaletini zayıflatmaktadır. Suçlamalar asılsızdır ve hukuki süreçte aklanacağıma inanıyorum' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Kerim Han'ın görevden alınması, uluslararası hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Bazı hukukçular, bu kararın ICC'nin bağımsızlığını zedeleyebileceği endişesini dile getirirken, bazıları da kurumun güvenilirliği için önemli bir adım olduğunu savundu. Özellikle, savaş suçlarına ilişkin devam eden soruşturmaların akıbeti merak ediliyor. Han'ın özellikle İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin yürüttüğü soruşturma, İsrail ve ABD tarafından sert şekilde eleştirilmişti. Bu nedenle, görevden almanın bu dosyaların geleceğini etkileyip etkilemeyeceği tartışılıyor.
ICC, 1998 Roma Statüsü ile kurulmuş ve 123 ülkenin taraf olduğu bir uluslararası ceza mahkemesidir. Mahkeme, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçları yargılama yetkisine sahiptir. Başsavcının görevden alınması, kurum tarihinde ikinci kez yaşanıyor. Daha önce 2003 yılında Luis Moreno Ocampo'ya yönelik benzer iddialar gündeme gelmiş ancak görevden alınmamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ICC'ye taraf olan ülkelerden biri değildir, ancak uluslararası ceza adaleti mekanizmalarıyla ilişkisi bulunmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve yargı kurumlarına bakışında kritik bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, daha önce özellikle çatışma bölgelerinde işlenen suçlarla ilgili uluslararası soruşturmaların tarafsızlığı konusunda tereddütlerini dile getirmişti. Han'ın görevden alınması, benzer kaygıların haklı çıktığı yönünde yorumlanabilir. Öte yandan, mahkemenin bu kararı, kurumsal şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından olumlu bir adım olarak görülebilir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ICC ile ilişkilerini nasıl şekillendireceği, uluslararası hukuk gündeminde önemli bir başlık olarak izlenebilir.