Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, İran ile ABD arasında devam eden nükleer müzakerelerin 'karmaşık bir aşamada' olduğunu belirtti. Viyana'daki IAEA merkezinde konuşan Grossi, taraflar arasındaki teknik ve siyasi meselelerin henüz çözüme kavuşturulamadığını, ancak diplomasi masasının sıcak kaldığını ifade etti. Ajans başkanı, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelik denetimlerin devam ettiğini ancak bu süreçte bazı zorluklarla karşılaşıldığını söyledi. Grossi, 'Uranyum zenginleştirme seviyeleri ve stok miktarları konusunda hâlâ açıklığa kavuşturulması gereken noktalar var. Tarafların daha fazla esneklik göstermesi gerekiyor' dedi.
Gelişmenin Arka Planı
İran ve ABD arasındaki nükleer müzakereler, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmasının ardından yeniden başlatıldı. 2021'den bu yana Avrupa Birliği'nin arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmeler, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesini artırmasıyla kritik bir evreye girdi. IAEA, İran'ın yüzde 60'a varan zenginleştirme seviyelerine ulaştığını ve bu oranın askeri kullanıma yakın olduğunu rapor etti. Grossi, İran'ın IAEA denetçilerine erişim izni verme konusunda gecikmeler yaşandığını ve bazı tesislerdeki ölçüm cihazlarının kurulumunun tamamlanamadığını açıkladı. Taraflar arasındaki güven eksikliği, müzakerelerin defalarca kesintiye uğramasına yol açtı. İran yönetimi, yaptırımların kaldırılması ve ekonomik faydaların sağlanması konusunda somut adımlar beklerken, ABD ise Tahran'ın nükleer programının şeffaflığı konusunda ısrarcı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-ABD nükleer müzakereleri sadece iki ülke arasındaki bir mesele olmanın ötesinde, Ortadoğu'nun jeopolitik dengesini de doğrudan etkiliyor. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasından endişe duyuyor. Grossi'nin 'karmaşık aşama' ifadesi, tarafların bir uzlaşıya varmakta zorlandığını gösteriyor. Uzmanlar, İran'ın nükleer programını durdurması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi konusunda ilerleme kaydedilemediğine dikkat çekiyor. Bu durum, küresel enerji piyasalarında belirsizlik yaratırken, petrol fiyatları üzerinde de baskı oluşturuyor. ABD'nin seçim sürecine girmesi ve İran'da yeni cumhurbaşkanının göreve başlamasıyla birlikte müzakerelerin geleceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD nükleer müzakerelerindeki bu karmaşık dönem, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar hedefleri açısından kritik önemde. Türkiye, İran'dan doğalgaz ithalatı yaparken, olası bir yaptırım rejimi Ankara'yı doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, nükleer silahlanmanın önlenmesi Türkiye'nin uzun vadeli güvenlik çıkarları için hayati. Türkiye, komşularında silahlanma yarışı ve çatışma riskini istemezken, bu sürecin bölgesel iş birliği imkanlarını da daraltmasından çekiniyor. Ankara, IAEA ile iş birliği yaparak nükleer enerjinin barışçıl kullanımını teşvik ederken, İran'la diyaloğu sürdürmeye özen gösteriyor. Taraflar arasındaki gerilimin tırmanması, Türkiye'nin enerji koridoru olma stratejisini de olumsuz etkileyebilir.