Husi kontrolündeki medya kuruluşları, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun Yemen'de düzenlediği hava saldırılarında en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 14 kişinin yaralandığını duyurdu. Saldırıların hedefi ve tam yeri henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamadı. Olay, Yemen'deki iç savaşın sivil kayıplarını bir kez daha gündeme getirdi.
Saldırıların Arka Planı ve Çatışmanın Seyri
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015 yılından bu yana Husilere karşı Yemen hükümetini desteklemek amacıyla operasyonlar düzenliyor. Husi hareketi, 2014'te başkent Sana'yı ele geçirmesinin ardından ülkenin büyük bölümünde kontrolü sağladı. Koalisyon güçleri, Husilerin İran'dan destek aldığını öne sürerken, Husiler ise meşru müdafaa hakkını kullandıklarını savunuyor. Hava saldırıları sık sık pazar yerleri, hastaneler ve okullar gibi sivil alanları vurduğu gerekçesiyle uluslararası kuruluşlar tarafından eleştiriliyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'deki savaşta bugüne kadar 377 binden fazla insan yaşamını yitirdi; bunların büyük kısmı dolaylı nedenlerden (açlık, hastalık) kaynaklandı. Ülke, dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Milyonlarca insan yerinden edildi ve temel gıda ile sağlık hizmetlerine erişim ciddi şekilde kısıtlandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'deki çatışma, Orta Doğu'da Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının bir parçası olarak görülüyor. Husiler, İran'ın bölgesel müttefiki konumunda. Suudi Arabistan ise ABD ve diğer Körfez ülkeleriyle birlikte hareket ediyor. Son dönemde Husiler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırdı. Bu saldırılar, bölgede gerilimi daha da tırmandırıyor.
Uluslararası toplum, Yemen'de kalıcı bir ateşkes sağlanması için çeşitli girişimlerde bulundu. BM özel temsilcisi, taraflar arasında müzakereler yürütüyor ancak somut bir ilerleme kaydedilemedi. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Suudi Arabistan'a yönelik saldırı silahı satışlarına kısıtlama getirse de koalisyona verilen destek sürüyor. İnsan hakları örgütleri, sivil kayıpların hesabının sorulması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alarak taraflara itidal çağrısı yapıyor. Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşme sürecinde olduğu bu dönemde, Ankara'nın Yemen'deki insani dramı öne çıkarması bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, Kızıldeniz ve Bab-el Mendeb Boğazı'nın güvenliğine doğrudan bağımlı; ticaret yollarının istikrarı ekonomik çıkarları için kritik. Ayrıca Yemen'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin Körfez'deki enerji güvenliğini ve bölgesel müttefikleriyle ilişkilerini etkiliyor. Uzun vadede Ankara, çatışmanın sona ermesi için diplomatik çabaları destekleyerek bölgesel barışa katkı sağlayabilir.