Yemen'deki İran destekli Husiler, cumartesi günü Suudi Arabistan'ın petrol tesisleri ve havalimanlarına saldırılar düzenlediklerini duyurdu. Suudi Arabistan destekli Yemen hükümeti ise grubun Aden liman kentindeki sahil güvenlik noktalarına üç balistik füze fırlattığını açıkladı. Saldırılar, Yemen'de yıllardır süren çatışmaların bölgesel enerji güvenliğini tehdit etmeye devam ettiğini gösteriyor.
Arka Plan: Yemen İç Savaşı ve Husiler
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sanaa ve çevresini kontrol ediyor. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, 2015'ten beri Yemen hükümetini desteklemek için askeri müdahalede bulunuyor. Çatışmalar, yüz binlerce kişinin ölümüne ve dünyanın en büyük insani krizlerinden birine yol açtı. Husiler, Suudi Arabistan'ın güney sınırındaki Askariye ve Cizan gibi bölgelere sık sık balistik füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
Cumartesi günkü açıklamada Husiler, Suudi Arabistan'daki Ras Tanura ve Cizan'daki petrol tesisleri ile Cizan ve Abha havalimanlarını hedef aldıklarını belirtti. Suudi yetkililer, saldırıların asılsız olduğunu ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellediğini iddia etti. Ancak görgü tanıkları, Cizan'da patlama sesleri duyulduğunu ve bazı tesislerde hasar meydana geldiğini bildirdi. Enerji piyasaları, saldırı haberleriyle brent petrol fiyatlarında kısa süreli bir artış yaşandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, İran ile Suudi Arabistan arasındaki vekalet savaşının bir yansıması olarak görülüyor. İran, Husileri silah ve finansal olarak desteklemekle suçlanıyor; Tahran bu suçlamaları reddediyor. Saldırılar, Kızıldeniz'deki güvenlik endişelerini artırıyor. Son aylarda Husiler, Kızıldeniz'deki ticari gemilere de saldırmış, küresel deniz ticaretini aksatmıştı. ABD ve İngiltere, Husilerin askeri kapasitesini azaltmak için Yemen'deki hedeflere hava saldırıları düzenlemişti.
Suudi Arabistan, dünya petrol arzının yaklaşık %10'unu karşılıyor. Petrol tesislerine yönelik saldırılar, küresel enerji fiyatlarını dalgalandırarak zaten kırılgan olan dünya ekonomisini olumsuz etkileyebilir. 2019'da Husi saldırıları sonucu Suudi Arabistan'ın Abqaiq ve Khurais tesislerinde meydana gelen hasar, petrol fiyatlarında tarihi bir sıçramaya neden olmuştu. Bu tür saldırıların tekrarlanması, enerji piyasalarında istikrarsızlık yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alırken, Suudi Arabistan ve İran ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Husi saldırıları, Kızıldeniz ve Basra Körfezi'ndeki enerji nakil hatlarının güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin enerji ithalatını dolaylı yoldan etkileyebilir. Ayrıca bölgesel istikrarsızlık, Türk müteahhitlik ve ticaret faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, Husilerin tanınması konusunda mesafeli dururken, insani yardımlar ve barış müzakereleri için çaba harcıyor. Saldırıların tırmanması, Türkiye'nin bölgesel barış çabalarını zorlaştırabilir ve enerji arz güvenliği açısından risk oluşturabilir.