Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen ve can kaybına neden olan saldırının sorumluluğunu üstlendi. Saldırı, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun Yemen'deki operasyonlarının ardından bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. Husilerin askeri sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, saldırının bir insansız hava aracı (İHA) ile gerçekleştirildiği belirtildi. Suudi yetkililer ise saldırıda hayatını kaybedenlerin olduğunu doğruladı ancak ayrıntılı bilgi vermedi.
Saldırının Arka Planı ve Ayrıntılar
Husilerin kontrolündeki Masirah TV'de yayınlanan açıklamaya göre, saldırı Yemen'in başkenti Sana'a'dan kalkan bir İHA ile düzenlendi. Husiler, saldırının Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik hava saldırılarına bir yanıt olduğunu ve operasyonlarının devam edeceğini bildirdi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA ise saldırıyı kınayarak, havalimanında maddi hasar meydana geldiğini ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Ancak can kaybı sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uluslararası haber ajansları, saldırıda en az bir kişinin öldüğünü, birkaç kişinin de yaralandığını aktardı. Riyad Havalimanı, Suudi Arabistan'ın en yoğun havalimanlarından biri olup, hem sivil hem de askeri uçuşlara ev sahipliği yapıyor. Saldırı sonrası havalimanında uçuşlarda aksama yaşandığı bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, Yemen iç savaşında Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon arasındaki çatışmaların son halkası. 2015'ten bu yana süren çatışmalarda on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi ve ülke insani bir felaketle karşı karşıya. Husiler daha önce de Suudi Arabistan'ın çeşitli kentlerine ve petrol tesislerine yönelik İHA ve füze saldırıları düzenlemişti. Özellikle 2019'da Abqaiq ve Khurais petrol tesislerine yapılan saldırılar küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe neden olmuştu. Son saldırı, Birleşmiş Milletler'in Yemen'de kalıcı ateşkes sağlama çabalarını da zora sokabilir. ABD ve Avrupa Birliği, saldırıyı kınayarak bölgede istikrarın korunması çağrısında bulundu. İran ise saldırıyla ilgili doğrudan bir açıklama yapmamakla birlikte, Husilere verdiği desteği sürdürüyor. Uzmanlar, saldırının Suudi Arabistan'ın güvenlik algısını sarstığını ve Körfez'de yeni bir gerilim dalgasına yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflar arasında denge politikası izleyerek diplomatik çözümü savunuyor. Riyad Havalimanı'na yapılan saldırı, Körfez'de tansiyonu yükselterek enerji arz güvenliğini tehdit ediyor; bu durum Türkiye'nin enerji ithalatı ve bölgesel ticaret yolları açısından risk oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde geliştirdiği ekonomik ve siyasi ilişkileri korumak isterken, Husilerin askeri kapasitesindeki artışın bölgesel istikrarsızlığı derinleştirmesinden endişe duyuyor. Ankara'nın, saldırının ardından taraflara itidal çağrısı yapması ve Yemen'de siyasi çözüm için çabalarını yoğunlaştırması bekleniyor.