Husiler, Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait petrol tankerlerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu gelişme, İran ile İsrail arasında yeniden alevlenme sinyali veren çatışmalarla aynı döneme denk geliyor. Yemen merkezli grup, dünya enerji arzını sıkıştırmaya yönelik eylemlerini artırırken, uluslararası deniz ticaretinin can damarı sayılan Kızıldeniz'deki gerginlik tırmanıyor.
Arka Plan: Husilerin Deniz Harekâtları
Husiler, Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. İsrail'in Gazze operasyonlarına tepki olarak başlatılan bu eylemler, zamanla Suudi ve Birleşik Arap Emirlikleri çıkarlarını da hedef alacak şekilde genişledi. Suudi petrol tankerlerine yönelik son saldırılar, Husilerin İran yapımı gemisavar füzeler ve insansız hava araçları kullandığını gösteriyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'na göre, bu saldırılar Suudi Arabistan'ın Yanbu ve Cidde limanlarına yakın sularda gerçekleşiyor.
Suudi Arabistan, petrol ihracatının büyük kısmını Kızıldeniz üzerinden yapıyor. Ülkenin günlük 9 milyon varillik üretiminin yaklaşık %70'i bu güzergâhı kullanıyor. Husilerin saldırıları, Suudi petrolünün dünya pazarlarına ulaşmasını ciddi şekilde sekteye uğratabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kızıldeniz, küresel petrol ticaretinin %12'sine ve uluslararası konteyner taşımacılığının %30'una ev sahipliği yapıyor. Husilerin saldırıları, daha önce Bab el-Mendeb Boğazı'nda deniz trafiğini yavaşlatmıştı. Şimdi ise Suudi tankerlerine odaklanarak enerji arz zincirine doğrudan müdahale ediyor. Petrol fiyatları bu haberle birlikte varil başına 2 dolar yükseldi.
İran'ın Husilere verdiği destek, ABD ve İsrail'in dikkatini çekmiş durumda. ABD, Yemen'deki Husilere yönelik hava saldırılarını sürdürürken, İran'ın nükleer programı ve İsrail'le çatışması daha geniş bir savaş riskini beraberinde getiriyor. Suudi Arabistan ise Husilerle 2022'de imzaladığı ateşkese rağmen bu saldırılarla karşı karşıya.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal ediyor ve Akdeniz'den geçen enerji hatlarına bağımlı. Kızıldeniz'deki gerginlik, Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa'ya ulaşan petrol ve doğal gaz akışını etkileyebilir. Ayrıca, İran-İsrail gerilimi Türkiye'nin bölgedeki diplomatik dengelerini zorlayabilir. Ankara, enerji arz güvenliği için alternatif rotalar (Orta Koridor) geliştirme çabalarına hız vermeli. Husilerin saldırıları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji merkezi olma hedefini de dolaylı etkileyebilir.