Uluslararası denizci sendikaları, Hürmüz Boğazı'nda artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bölgeden geçen ticari gemilerdeki denizcilerin 'önemli bir risk' altında olduğunu bildirdi. Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan bu stratejik su yolu, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor. Son haftalarda İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerginlik, özellikle İran'ın gemilere el koyma ve saldırı tehditleri nedeniyle tırmanmış durumda.
Gelişmenin arka planı
Middle East Eye'da yayımlanan habere göre, Uluslararası Nakliye Odası (ICS) ve Uluslararası Denizcilik Sendikası (ITF), ortak bir açıklama yaparak denizcilerin can güvenliğinin sağlanması için acil önlemler alınmasını talep etti. Açıklamada, 'Denizciler çatışmanın masum kurbanları olmamalı. Sivil gemiler ve mürettebatları uluslararası hukuk kapsamında korunmalıdır' ifadelerine yer verildi. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz aylarda birkaç ticari gemiyi durdurmuş ve bazılarına el koymuştu. Bu eylemler, İran'ın nükleer programına yönelik uluslararası baskıya misilleme olarak yorumlanıyor.
Bölgede görev yapan denizciler, sürekli teyakkuz halinde olmak zorunda kaldıklarını ve psikolojik baskı altında çalıştıklarını ifade ediyor. Bir gemi kaptanı, 'Her an bir İran sürat teknesi tarafından durdurulma korkusuyla yaşıyoruz. Radyo frekanslarında tehdit mesajları alıyoruz' dedi. Sendikalar, şirketlerin güvenlik protokollerini güçlendirmesi ve denizcilere ek eğitim verilmesi çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir nokta. Her gün yaklaşık 17 milyon varil petrol buradan geçiyor. Bir çatışma durumunda petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve küresel ekonominin olumsuz etkilenmesi bekleniyor. ABD Donanması, bölgedeki gemileri korumak için uluslararası bir koalisyon oluşturmuş durumda. Ancak sendikalar, askeri korumanın sivil gemicilik için yeterli olmadığını, daha kapsamlı diplomatik çözümler gerektiğini savunuyor.
Ortadoğu'daki istikrarsızlık, deniz ticareti rotalarını da tehdit ediyor. Bazı şirketler, alternatif güzergahlar kullanmayı düşünse de, bu hem maliyeti artırıyor hem de teslimat sürelerini uzatıyor. Uzmanlar, durumun sürekli hale gelmesi halinde küresel tedarik zincirlerinde aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından izliyor. Petrol fiyatlarındaki olası yükseliş, Türkiye'nin cari açığını artırabilir ve enflasyonist baskıyı derinleştirebilir. Ayrıca Türk bayraklı gemiler de bu riskli sularda seyrediyor; Türk denizcilerin güvenliği doğrudan tehdit altında. Türkiye'nin Katar ile artan enerji iş birliği, bu güzergahın önemini daha da artırıyor. Diplomatik düzeyde, Türkiye'nin bölgede arabulucu rolü üstlenme potansiyeli var, ancak şu ana kadar somut bir girişim bulunmuyor.