Avustralya'da faaliyet gösteren ve onlarca yıldır çocuk istismarı skandallarıyla gündeme gelen Katolik tarikatı Christian Brothers'ın iflas etmesi durumunda, mağdurlara ödenecek tazminatların vergi mükellefleri tarafından karşılanması gerekebileceği ortaya çıktı. The Guardian'ın ele geçirdiği mahkeme belgelerine göre, tarikatın karşı karşıya olduğu yüzlerce tazminat talebinin toplam değeri 65 milyon ABD dolarını buluyor. Belgeler, Christian Brothers'ın mali durumunun kritik seviyede olduğunu ve bu taleplerin tamamını karşılayamayabileceğini gösteriyor. Bu durumda, Avustralya hükümetinin mağdurlara yardım amacıyla oluşturduğu Ulusal Kızılötesi Tazminat Programı devreye girecek ve ödemeler doğrudan devlet bütçesinden yapılacak.
Tarikatın mali krizi ve tazminat süreci
Christian Brothers, uzun yıllar boyunca bünyesindeki okul ve yetimhanelerde binlerce çocuğa cinsel ve fiziksel istismarda bulunmakla suçlanıyor. 2017'de yayımlanan Kraliyet Komisyonu raporu, tarikatın bu suçları sistematik olarak örtbas ettiğini ortaya koymuştu. O tarihten bu yana açılan davalar sonucu tarikat, şimdiye kadar 50 milyon dolardan fazla tazminat ödedi. Ancak yeni taleplerle birlikte bu rakamın 115 milyon dolara çıkabileceği hesaplanıyor. Tarikatın elindeki gayrimenkuller ve diğer varlıkların satışıyla bu borcun ancak bir kısmının kapatılabileceği, geri kalan için iflas korumasına başvurulacağı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, dünya genelinde Katolik Kilisesi'ne bağlı kurumlarda yaşanan istismar skandallarının mali sonuçlarına ışık tutuyor. Amerika Birleşik Devletleri, İrlanda ve Almanya gibi ülkelerde de benzer tazminat davaları kiliseleri iflasın eşiğine getirmişti. Avustralya'da ise hükümet, 2018'den bu yana mağdurlara devlet destekli tazminat ödemeleri yapıyor. Ancak Christian Brothers vakası, dini kurumların iflasının yükünü kamuya yıkma riskini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu durumun diğer ülkeler için de emsal teşkil edebileceğini ve hükümetleri dini kurumların mali hesap verebilirliğini artırmaya zorlayabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de doğrudan Christian Brothers gibi bir tarikat bulunmasa da, bu gelişme dini kurumların mali sorumluluğu konusunda evrensel bir tartışmayı yansıtıyor. Türkiye'de de son yıllarda bazı dini cemaat ve vakıflara yönelik mali denetimlerin arttığı göz önüne alındığında, benzer skandalların yaşanması durumunda devletin nasıl bir rol üstleneceği sorusu gündeme gelebilir. Ayrıca, uluslararası hukukta dini kurumların iflas durumunda mağdurların haklarının korunmasına yönelik gelişmeler, Türkiye'nin de taraf olduğu insan hakları sözleşmeleri kapsamında takip edilmelidir.