Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimin etkisiyle varil başına 90 doların üzerine çıktı. Analistler, son çatışmaların petrol arzına yönelik riskleri artırdığını ve piyasaların bu tehdidi henüz tam olarak fiyatlamadığını belirtiyor. Küresel piyasalarda bu hafta başlayan yükseliş, İran'a bağlı milis güçlerinin Basra Körfezi'ndeki bir ABD donanma gemisine saldırı düzenlemesinin ardından hız kazandı.
Artan tansiyon ve petrol piyasası
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadığını açıklarken, İran Dışişleri Bakanlığı olayla ilgili doğrudan bir sorumluluk üstlenmedi ancak ABD'nin bölgedeki varlığının istikrarsızlık kaynağı olduğunu savundu. Saldırının ardından Başkan Joe Biden yönetimi, İran Devrim Muhafızları'na yönelik yeni yaptırımları devreye sokarken, Tahran yönetimi ise ABD'nin bölgedeki askeri üssüne insansız hava aracı saldırısı düzenledi.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi ülkelerin üretim kısıtlamaları ve Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlar, arz tarafında zaten daralmaya neden olmuştu. Uzmanlara göre, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi gerçeğe dönüşürse, petrol fiyatları 100 doların üzerine çıkabilir. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor.
Küresel ekonomiye etkileri
Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, enflasyonla mücadele eden merkez bankalarını zor durumda bırakıyor. Yüksek petrol fiyatları, üretim maliyetlerini artırarak tüketici fiyatlarına yansıyor ve para politikalarının etkinliğini azaltıyor. Avrupa Birliği ve ABD, enerji arzını çeşitlendirme çabalarını hızlandırırken, Asya ülkeleri özellikle Hindistan ve Çin, artan petrol faturalarının ekonomik büyümeyi yavaşlatmasından endişe ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol talebinin bu yıl 1,3 milyon varil/gün artacağını tahmin ediyor ancak gerilimin sürmesi halinde bu rakamın aşağı yönlü revize edilebileceğini belirtiyor. Analistler, İran-ABD çatışmasının Suriye, Irak ve Yemen'deki vekil güçler aracılığıyla genişlemesi halinde, Orta Doğu'da büyük bir savaş riskinin ortaya çıkabileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, petrol ve doğalgaz ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye için cari açık ve enflasyon baskısı anlamına geliyor. Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 70'ini ithal ediyor ve bu durum, döviz talebini artırarak TL üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca, İran'la olan sınır ve enerji ticareti bağlantıları, Ankara'nın Tahran-Washington arasında denge politikası izlemesini zorunlu kılıyor. Türkiye'nin, Irak üzerinden alternatif enerji koridorları projelerini hızlandırması ve Akkuyu Nükleer Santrali gibi yerli üretim kapasitesini artırması, bu tür krizlere karşı kırılganlığı azaltabilir.