ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik ortak bir askeri operasyon başlattıklarını açıkladı. “Öfke Destanı” (Operation Epic Fury) adı verilen operasyon, ABD ve İsrail kuvvetlerinin ortak girişimi olarak yürütülüyor. Trump, İran halkına hitaben yaptığı açıklamada, operasyonun hedeflerinden birinin İslam Cumhuriyeti’ni devirmek olduğunu belirtti: “İşimiz bittiğinde, kendi kaderinizi belirleme fırsatına sahip olacaksınız.” Bu açıklama, Washington’un Tahran yönetimine karşı uzun süredir devam eden düşmanca tutumunun yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.
Rejim Değişikliği Operasyonunun Arka Planı
ABD’nin Ortadoğu’da rejim değişikliği girişimlerinin tarihi, başarısızlıklarla doludur. Irak’ın işgali (2003), Libya’ya müdahale (2011) ve Suriye’deki dolaylı çatışmalar, bu politikanın yıkıcı sonuçlarını ortaya koydu. Uzmanlar, İran’a yönelik bu yeni operasyonun da benzer bir başarısızlıkla sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor. Operasyonun kapsamı ve kullanılan askeri güç hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmazken, İran’ın nükleer tesislerini ve askeri altyapısını hedef alan hava saldırılarının düzenlendiği bildiriliyor. İran Devrim Muhafızları, saldırılara misilleme yapacaklarını duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu müdahale, Ortadoğu’da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozma riski taşıyor. İran’ın olası misillemeleri, başta Basra Körfezi’ndeki petrol yolları olmak üzere küresel enerji arzını tehdit edebilir. Ayrıca, İran’ın bölgedeki vekil güçleri (Hizbullah, Husiler, Irak’taki milis gruplar) çatışmalara dahil olabilir. Rusya ve Çin, ABD’nin bu tek taraflı hamlesini kınarken, Avrupa Birliği itidal çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantı talepleri ise ABD’nin vetosuyla karşılaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’a yönelik bu operasyonu yakından izliyor. Komşusu İran’da istikrarsızlık, Türkiye’nin güney sınırlarında güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca, operasyonun bölgesel bir çatışmaya dönüşmesi, Türkiye’nin enerji ithalatını ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ankara, diplomatik çözümlerden yana bir tutum sergilerken, NATO müttefiki ABD ile İran arasında denge politikası izlemek zorunda. Bu gelişme, Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinliğini ve bölgesel güvenlik mimarisindeki rolünü yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.