ABD ile İran arasında varılan barış anlaşmasının duyurulmasının ardından saatler geçmesine rağmen Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde durma noktasında. Analistler, Basra Körfezi'nden dünya enerji ticaretine açılan bu kritik su yolunda normal operasyonların nasıl ve ne zaman yeniden başlayacağının belirsiz olduğu uyarısında bulunuyor. Pazartesi sabahı boğazda hareket halinde olan tek gemi, bir petrol tankeriydi.
Anlaşma sonrası belirsizlik
İki ülke arasında varılan ateşkes anlaşması, bir aylık gerginliğin ardından uluslararası kamuoyunda umut yaratmıştı. Ancak, anlaşmanın uygulanmasına dair ayrıntıların henüz netleşmemiş olması, ticaret gemilerinin ve enerji şirketlerinin temkinli davranmasına neden oluyor. Analistler, anlaşmanın ‘kırılgan’ olduğunu ve özellikle deniz güvenliği protokollerinin yeniden tesis edilmesi zaman alacağını belirtiyor.
Strait of Hormuz, global petrol ticaretinin yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapıyor. Bölgede herhangi bir aksama, dünya petrol fiyatlarında ani yükselişlere ve küresel enerji arzında ciddi sorunlara yol açma potansiyeli taşıyor. Bu nedenle, anlaşma sonrası deniz trafiğinin normale dönmemesi, küresel piyasalarda tedirginliğe neden oldu.
Bölgesel dengeleme çabaları
İran ve ABD arasındaki bu yeni dönem, aynı zamanda Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi Körfez ülkelerinin de tutumlarını etkiliyor. Bölge ülkeleri, İran ile ilişkilerini yeniden şekillendirirken, anlaşmanın güvenlik garantileri sağlaması halinde kendi deniz ticaret rotalarını da güvence altına almayı hedefliyor. Washington yönetimi, anlaşmanın sadece askeri gerilimi değil, aynı zamanda bölgesel enerji arzını da istikrara kavuşturacağını savunuyor.
Uzmanlar, boğazdaki sessizliğin kısa vadede devam edeceğini; ancak anlaşmanın kalıcı olması halinde 2-3 hafta içinde trafiğin kademeli olarak artabileceğini öngörüyor. Özellikle uluslararası sigorta şirketlerinin, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere yeniden poliçe düzenlemeye başlaması, sürecin hızlanacağının bir işareti olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki istikrardan doğrudan etkileniyor. Boğazın güvenliği, Türkiye'ye ulaşan petrol ve doğalgaz fiyatlarını belirleyen en önemli faktörlerden biri. Anlaşmanın kalıcı olması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve cari açık üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk ve enerji koridoru rolü oynama potansiyeli, bu tür gelişmelerle daha da anlam kazanıyor. Ankara'nın, gerginlik döneminde tüm taraflarla diyaloğu sürdürmesi, kriz sonrası normalleşme sürecinde etkili olmasını sağlayabilir.