Hong Kong'daki Filipinli ev işçilerinin, Orta Asya'dan zengin çiftler için taşıyıcı anne olarak kiralandığı yönündeki iddialar, Filipinler'in Hong Kong Başkonsolosluğu tarafından soruşturuluyor. İddialara göre, en az beş Filipinli ev işçisi, 1 milyon pesoya (yaklaşık 16 bin 220 ABD doları) kadar ücret karşılığında taşıyıcı annelik yapmak üzere işe alındı. Kadınlar, kendilerine vaat edilen paraların çoğunun ödenmediğini ve sözleşme koşullarının belirsiz olduğunu belirtiyor. Başkonsolosluk, insan ticareti ve sömürü riskine karşı uyarıda bulunurken, Filipinler hükümeti de vatandaşlarını bu tür yasadışı uygulamalara karşı korumak için adımlar atıyor.
Gelişmenin arka planı
Filipinler, taşıyıcı anneliği yasaklayan ülkeler arasında yer alırken, Hong Kong'da da ticari taşıyıcı annelik yasal değil. Ancak, Orta Asya'dan bazı çiftlerin, özellikle Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerden gelenlerin, daha düşük maliyetler ve gizlilik vaadiyle Hong Kong'u tercih ettiği bildiriliyor. Filipinli kadınların, ekonomik zorluklar nedeniyle bu tür riskli işlere yöneldiği belirtiliyor. 2019 yılında Filipinler'in yurt dışı istihdam kurumu POEA, taşıyıcı annelik için yurtdışına çıkan kadınları uyarmış ve bu tür sözleşmelerin yasa dışı olduğunu vurgulamıştı. Mevcut soruşturma, bu uyarılara rağmen uygulamanın devam ettiğini gösteriyor.
Hong Kong'daki Filipinli ev işçileri, şehirdeki en büyük yabancı işçi grubunu oluşturuyor ve sayıları 200 bini aşıyor. Düşük ücretlerle çalışan bu kadınların, taşıyıcı annelik tekliflerine daha açık olduğu düşünülüyor. Geçmişte de benzer skandallar yaşanmış, ancak bu kez iddiaların daha organize bir yapının varlığına işaret etmesi endişeleri artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Taşıyıcı annelik, küresel çapta yasal düzenlemeleri farklılık gösteren bir alan. ABD'nin bazı eyaletleri ve Ukrayna gibi ülkelerde yasal ve yaygınken, Asya'da birçok ülke bu uygulamayı yasaklıyor. Orta Asya'da ise taşıyıcı annelik çoğu ülkede yasal olarak düzenlenmemiş veya yasaklanmış durumda. Bu nedenle, bazı çiftlerin yasal boşluklardan yararlanmak için Hong Kong'a yöneldiği iddia ediliyor. Uzmanlar, yoksul kadınların bu tür yasadışı süreçlerde sömürülme riskine dikkat çekiyor. Özellikle Covid-19 salgını sonrasında sınırlı seyahat imkanları ve dijitalleşme, bu tür yasadışı işe alımları kolaylaştırmış olabilir.
Filipinler hükümeti, vatandaşlarını korumak için uluslararası iş birliğine ihtiyaç duyuyor. Hong Kong polisinin de soruşturmaya dahil olduğu belirtilirken, benzer vakaların başka ülkelerde de yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Bu olay, küresel taşıyıcı annelik pazarının denetimsiz büyümesinin ve yasal boşlukların yarattığı riskleri bir kez daha gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal olmadığı gibi, bu tür uygulamalar kamuoyunda genellikle etik tartışmalarla karşılanıyor. Ancak bu haber, Türkiye'nin de dahil olduğu uluslararası insan ticareti ve sömürüyle mücadele çabaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, özellikle Orta Asya ile olan kültürel ve ekonomik bağları nedeniyle, bu bölgeden benzer taleplerin kendisine de yönelmesi olasılığını değerlendirmeli. Ayrıca, yasa dışı taşıyıcı annelik aracılarının Türkiye'yi de transit veya hedef ülke olarak kullanma riski bulunuyor. Bu nedenle, Türk makamlarının sınır ötesi iş birliklerini güçlendirmesi ve yasa dışı üreme turizmine karşı önlem alması faydalı olacaktır.