Hong Kong Hapishane İdaresi (CSD), uyuşturucu kullanımının zararlarını anlatmak için yapay zeka teknolojisiyle hazırladığı bir K-pop tarzı reklamı, beklenenin aksine büyük tepki toplaması üzerine yayından kaldırdı. Kısa sürede sosyal medyada viral olan videoda, dört genç ve güzel kadın K-pop yıldızı görüntüsüyle başlayan karakterler, birkaç saniye içinde parmaklıklar ardında yaşlı erkek mahkumlara dönüşüyor. CSD, reklamın 'uyuşturucunun ne kadar güzel paketlenirse paketlensin hayatları mahvettiği' mesajını vermek istediğini söyledi ancak izleyiciler, yaşlı erkek görüntüsünün kadın karakterlere uygulanmasını 'transfobik' ve 'yaşlı ayrımcılığı' olarak nitelendirdi. Tepkilerin ardından CSD özür dileyerek videoyu kaldırdı ve yeni bir kampanya üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
Yapay zeka ve toplumsal hassasiyetler çatıştı
Hong Kong Hapishane İdaresi'nin (CSD) uyuşturucuyla mücadele kapsamında hazırladığı reklamda, yapay zeka ile oluşturulmuş dört kadın K-pop karakteri kullanıldı. Reklamın ilk saniyelerinde dans eden ve şarkı söyleyen bu karakterler, ardından hızla yaşlanarak ellili yaşlarında, kırışık yüzlü, kel veya gri saçlı erkek mahkumlara dönüştü. Videoda, 'Uyuşturucu seni böyle gösterir' sloganı kullanıldı. CSD yetkilileri, amacın uyuşturucunun çekici ambalajının ardındaki yıkıcı gerçeği vurgulamak olduğunu belirtti. Ancak kamuoyundan gelen tepkiler, bu yaklaşımın 'kadın düşmanı' ve 'trans bireyleri hedef alan' bir mesaj içerdiği yönünde oldu. Hong Kong merkezli LGBTİ+ hakları örgütü Equal Rights, yaptığı açıklamada 'Bir kadının değersizleştirilmesi için yaşlı bir erkeğe dönüştürülmesi fikri hem cinsiyetçi hem de transfobiktir' dedi. Ayrıca, yaşlı bireylerin toplumda dışlanmasına neden olan kalıp yargıları pekiştirdiği eleştirisi yapıldı.
Videonun geri çekilmesi ve kamuoyu tartışmaları
CSD, videonun yayınlanmasından saatler sonra özür dilemek zorunda kaldı. Yapılan yazılı açıklamada, 'Amacımız uyuşturucunun tehlikelerini vurgulamaktı ancak mesajımızın istenmeyen yan anlamlar taşıdığını fark ettik. Bunun için üzgünüz ve videoyu kaldırdık' ifadelerine yer verildi. Ancak bu özür, eleştirileri dindirmedi. Sosyal medyada birçok kullanıcı, yapay zeka teknolojisinin bu tür hassas konularda daha dikkatli kullanılması gerektiğini savundu. Hong Kong Üniversitesi'nden medya çalışmaları profesörü Dr. Li Wei, 'Yapay zeka araçları giderek daha yaygınlaşıyor ancak toplumsal normlar ve hassasiyetler konusunda yeterince eğitilmeden kullanılıyor. Bu, kamu kurumlarının yapay zeka kullanımı konusunda daha sıkı rehberler oluşturması gerektiğini gösteriyor' dedi. Olay ayrıca, Hong Kong'da ifade özgürlüğü ve devlet propagandası arasındaki hassas dengeyi de gündeme getirdi. Kentin 2020'de uygulamaya konulan ulusal güvenlik yasası sonrası hükümet yanlısı mesajların arttığı belirtiliyor.
Yapay zeka reklamcılığında etik tartışmalar
Bu reklam, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin reklamcılıkta kullanımıyla ilgili etik sorunları da beraberinde getirdi. Daha önce birçok marka, yapay zeka ile oluşturulmuş modeller veya görseller kullanmış ancak toplumsal tepkilerle karşılaşmıştı. Örneğin 2023'te İtalyan bir moda markası, yapay zeka ile üretilmiş aşırı zayıf mankenler kullandığı için eleştirilmişti. Uzmanlar, yapay zeka içeriklerinin özellikle kalıp yargıları pekiştirme riskine dikkat çekiyor. Reklamcılık etiği uzmanı Sarah Wong, 'Yapay zeka, mevcut toplumsal önyargıları öğrenir ve bunları abartarak yansıtabilir. Bu nedenle kamu kurumları ve özel sektör, yapay zeka içeriklerini yayınlamadan önce kapsamlı bir etik incelemeden geçirmelidir' diye konuştu. Hong Kong'daki bu olayın, bölgede yapay zeka düzenlemelerine yönelik tartışmaları da hızlandırması bekleniyor. Çin anakarası ise yapay zeka içeriklerine yönelik sıkı düzenlemeler getirirken, Hong Kong'un bu alanda daha esnek bir yaklaşım benimsediği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki bu reklam skandalı, Türkiye'de de yapay zeka kullanımı ve toplumsal hassasiyetler konusunda önemli dersler içermektedir. Türkiye'de kamu kurumları ve özel sektör, yapay zeka destekli kampanyalara giderek daha fazla yönelirken, Hong Kong örneği etik denetim mekanizmalarının önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca, uyuşturucuyla mücadele gibi hassas konularda yapılan kampanyaların hedef kitlenin değerlerine duyarlı olması gerektiği görülmektedir. Türkiye'nin özellikle kamu spotları ve sağlık kampanyalarında yapay zeka teknolojisini kullanırken, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yaşlı ayrımcılığı gibi konularda daha dikkatli davranması gerekmektedir. Bu olay, küresel ölçekte yapay zeka etiği tartışmalarına da katkı sunarken, Türkiye'nin bu alandaki uluslararası normları takip etmesi açısından uyarıcı bir vakadır.