Hong Kong yönetimi, araç çağırma (ride-hailing) platformlarına yönelik yeni düzenleme kapsamında lisans başvurularını açtı. Buna göre platformların, 7,5 milyondan fazla nüfusa sahip bir kentte yasal hizmet sunma konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahip olması ve en az iki büyük pazarda günlük 100 binin üzerinde sipariş işlemesi gerekiyor. Bu koşullar, başta Uber olmak üzere dev küresel platformların yanı sıra yerel oyuncuların da sürece dahil olup olamayacağını belirleyecek.
Yeni düzenlemenin arka planı
Hong Kong, uzun süredir araç çağırma hizmetlerine yönelik yasal bir çerçeve oluşturmaya çalışıyordu. 2023'te hükümet, korsan taksi faaliyetlerinin önüne geçmek ve sektörü düzenlemek amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatmıştı. Yeni lisans düzeni, platformların yalnızca büyük ölçekli ve köklü şirketlere açık olmasını hedefliyor. Başvuru sürecinde istenen yüksek günlük sipariş barajı, sektöre yeni giren küçük girişimleri doğrudan eleyebilecek nitelikte.
Yetkililer, bu kriterin hizmet kalitesini ve güvenilirliği artırmayı amaçladığını belirtiyor. Ayrıca platformların sürücülerin kimlik doğrulaması, araç güvenliği ve sigorta gibi konularda belirli standartlara uyması şart koşuluyor. Hong Kong Ulaştırma Bakanlığı, lisans alan platformların 5 yıl süreyle faaliyet gösterebileceğini ve periyodik denetimlere tabi olacağını açıkladı.
Uygulama, şehirdeki taksi şoförlerinin uzun süredir dile getirdiği 'haksız rekabet' şikayetlerine de çözüm getirmeyi amaçlıyor. Mevcut durumda taksiler, devlet tarafından belirlenen tarifelere ve zorunlu hizmet yükümlülüklerine tabi iken, araç çağırma platformları daha esnek bir yapıda çalışıyor. Yeni düzenleme ile iki taraf arasındaki dengenin yeniden kurulması planlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, yalnızca Hong Kong'u değil, Asya-Pasifik genelinde araç çağırma sektörünün geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Singapur, Tayvan ve Güney Kore gibi bölge ülkeleri, benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Özellikle Singapur, 2025'ten itibaren tüm araç çağırma platformlarına lisans zorunluluğu getirmeyi planlıyor. Hong Kong'un belirlediği bu yüksek barajın ise diğer ülkelere örnek teşkil edebileceği yorumları yapılıyor.
Grafik: Yardımcı sürücüler tarafından gerçekleştirilen günlük sipariş hacmi, düzenleyicilerin sektördeki oyuncuları eleme kriteri olarak kullandığı en kritik gösterge haline geldi. Özellikle pandemi sonrası dönemde, araç çağırma hizmetlerine olan talebin artması, bu alandaki düzenlemeleri de hızlandırdı. Küresel ölçekte bakıldığında, Avrupa Birliği'nin 2023'te kabul ettiği platform işçileri direktifi ve ABD'deki eyalet bazlı düzenlemeler, sektörün geleceğini belirleyen diğer önemli gelişmeler arasında yer alıyor.
Hong Kong'daki bu düzenleme, Çin anakarasındaki büyük oyuncuların (Didi Chuxing gibi) bölgeye girişini de etkileyebilir. Çinli platformların Hong Kong pazarına ilgisi biliniyor; ancak yeni lisans koşulları, yalnızca küresel ölçekte faaliyet gösteren devlerin işini kolaylaştıracak şekilde tasarlanmış görünüyor. Analistler, bu adımın aslında Uber ve Didi gibi şirketleri hedef aldığını, yerel oyuncuların ise bu yarışta geride kalabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'deki araç çağırma platformlarına yönelik düzenleme tartışmalarına ışık tutuyor. Türkiye'de de benzer platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, taksi esnafı ile dijital hizmet sağlayıcılar arasındaki gerilim sık sık gündeme geliyor. Hong Kong'un getirdiği lisans sistemi ve yüksek sipariş barajı, Türk yetkililer için bir model oluşturabilir. Ancak Türkiye'deki pazarda, günlük 100 bin sipariş barajına ulaşan platform sayısının oldukça sınırlı olduğu dikkate alındığında, bu tür bir ölçütün uygulanması sektörü tekelleştirebilir. Bu nedenle Türkiye, kendi dinamiklerine uygun bir düzenleme modeli geliştirmek zorunda. Ayrıca, küresel devlerin Asya'daki bu yeni kurallara uyum sağlama çabaları, Türkiye pazarına da yansıyabilir.