Nepal'de geçtiğimiz günlerde meydana gelen toprak kaymasının ardından oluşan ve bir nehri tıkayan doğal baraj gölünün, önümüzdeki saatlerde ya da günlerde aniden patlayabileceği konusunda yetkililer alarm veriyor. Nepal ve Çin'den gelen uyarılar, bölgede devam eden kurtarma çalışmalarını gölgede bırakırken, uzmanlar olası bir ikinci sel felaketinin özellikle kurtarma ekipleri için büyük risk oluşturacağını belirtiyor. Ülkenin kuzeyindeki dağlık bölgede yaşanan felakette şu ana kadar en az 100 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin ise kayıp olduğu bildiriliyor.
Gölün Patlama Riski ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal'in başkenti Katmandu'nun yaklaşık 150 kilometre kuzeyinde, Tibet sınırındaki Thame bölgesinde 16 Ağustos'ta meydana gelen büyük heyelan, bölgedeki nehri tıkayarak doğal bir baraj oluşturmuştu. Bu baraj gölü, hızla dolarken, yetkililer gölün su seviyesinin kritik noktaya ulaştığını ve her an yıkılabileceğini açıkladı. Nepal ordusu ve polisi, bölgede arama kurtarma çalışmalarını sürdürürken, Çinli yetkililer de gölün durumunu izleyen uydu görüntülerini paylaşıyor. Nepal Hidroloji ve Meteoroloji Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada, 'Gölün hacmi endişe verici bir şekilde artıyor. Önümüzdeki 24 saat içinde patlama ihtimali çok yüksek. Bu durumda aşağı havzadaki yerleşim yerleri ve kurtarma ekipleri büyük tehlike altında' dedi.
Uzmanlar, olası bir patlamanın, gölün hemen altındaki vadiyi 10 metreye kadar su altında bırakabileceğini, bu suların yüksek hızla akacağını ve tahrip gücünün çok yüksek olacağını ifade ediyor. Özellikle kurtarma çalışmalarının sürdüğü bölgelerde, ekiplerin bu riski dikkate alarak hareket etmesi gerektiği belirtiliyor. Risk yönetimi uzmanı Dr. Rajendra Shrestha, 'Şu anda en büyük tehdit, kurtarma ekiplerinin üzerinde yoğunlaşmış durumda. Onlar toprak altında kalan insanları kurtarmaya çalışırken, bir anda gelen dev dalga her şeyi silip süpürebilir. Bu nedenle çalışmaların koordineli bir şekilde, erken uyarı sistemleri devreye alınarak yapılması kritik önem taşıyor' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Himalayalar'ın bu bölgesi, iklim değişikliğinin etkisiyle sık sık heyelan ve sel felaketlerine sahne oluyor. Küresel ısınmanın etkisiyle eriyen buzullar, bu tür doğal afetlerin sıklığını artırıyor. Nepal, dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olarak, bu tür afetlerle başa çıkmakta zorlanıyor. Ülke, uluslararası yardım çağrısında bulunurken, komşu ülkeler Hindistan ve Çin de arama kurtarma ekipleri gönderdi. Çin, sınır bölgesindeki gölü izlemek için insansız hava araçları kullanırken, uydu görüntülerini Nepal yetkilileriyle paylaşıyor. Bu iş birliği, bölgesel dayanışmanın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Himalaya bölgesindeki buzul gölleri, iklim değişikliği nedeniyle artan bir tehdit oluşturuyor. Bilim insanları, bu tür doğal baraj göllerinin patlaması sonucu oluşabilecek sellerin, özellikle Nepal, Butan ve Hindistan'ın kuzey bölgelerinde milyonlarca insanı etkileyebileceğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler, bu tür afetlere karşı erken uyarı sistemlerinin kurulması ve altyapının güçlendirilmesi için ülkelere mali destek sağlanması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu felaket, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin artışına dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, benzer şekilde sel, heyelan ve orman yangınları gibi felaketlerle mücadele eden bir ülke olarak, afet yönetimi konusunda deneyimlerini paylaşabilir. Ayrıca, Türk Kızılay ve AFAD gibi kurumların uluslararası yardım operasyonlarına katılması, Türkiye'nin insani diplomasi açısından etkisini artırabilir. Bu tür felaketler, küresel iklim politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye'nin de iklim değişikliğiyle mücadele ve afet risklerinin azaltılması konularındaki uluslararası iş birliklerine ağırlık vermesi bekleniyor.