Hong Kong’un ihracatı, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 40,8 oranında artarak 375,6 milyar Hong Kong dolarına (yaklaşık 48 milyar ABD doları) ulaştı. Bu artış, yapay zeka ile ilgili ürünlere yönelik küresel talebin canlılığını koruması ve Çin anakarasındaki ekonomik toparlanmanın ihracata olumlu yansıması sayesinde gerçekleşti. Hong Kong İstatistik Departmanı tarafından perşembe günü açıklanan geçici verilere göre, ihracattaki bu güçlü performans nisan ayındaki yüzde 41,6’lık artışın ardından aralıksız ikinci ayda da devam etti.
Yapay zeka ve elektronik ürünler ihracatı tetikliyor
Özellikle yapay zeka sunucuları ve yarı iletken bileşenler gibi yüksek teknoloji ürünlerine olan talep, Hong Kong’un ihracat rakamlarını yukarı çekiyor. Verilere göre, elektrikli makine ve cihazlar ile bunların parçaları ihracatı mayısta bir önceki yıla göre yüzde 23,9 artarken, iletişim ve ses kayıt cihazları ihracatı yüzde 66,2 yükseldi. Bu ürün grupları, Hong Kong’un toplam ihracatının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Uzmanlar, küresel çip kıtlığının etkilerinin azalması ve teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapı yatırımlarını artırmasıyla Hong Kong’un bir lojistik ve ticaret merkezi olarak bu talepten faydalandığını belirtiyor.
Hong Kong’un ihracatındaki bu büyümede, başta Çin anakarası olmak üzere ABD ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılan sevkiyatlardaki artış etkili oldu. Mayıs ayında Çin anakarasına yapılan ihracat yıllık bazda yüzde 25,4 artarken, ABD’ye ihracat yüzde 61,3 ve AB’ye ihracat yüzde 46,8 oranında yükseldi. Bu rakamlar, Hong Kong’un ticaret ortaklarındaki talep toparlanmasının ihracata güçlü bir şekilde yansıdığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Çin ekonomisi ve ticaret savaşları
Hong Kong’un ihracat verileri, Çin anakarasının ekonomik performansına dair önemli ipuçları sunuyor. Hong Kong, Çin’in dünyaya açılan kapısı konumunda olduğu için, birçok Çin malı Hong Kong üzerinden ihraç ediliyor. Dolayısıyla Hong Kong ihracatındaki artış, Çin’in imalat sektörünün canlandığına işaret ediyor. Öte yandan, ABD ve AB’nin Çin’e yönelik ek gümrük tarifeleri ve teknoloji kısıtlamaları, Hong Kong’un aracı rolünü daha da önemli hale getiriyor. Bazı Çinli şirketler, ABD yaptırımlarından kaçınmak için ihracatlarını Hong Kong üzerinden yapıyor. Bu durum, Hong Kong’un ticaret hacmindeki artışın bir kısmının bu tür dolayımlardan kaynaklanabileceği anlamına geliyor.
Küresel ölçekte bakıldığında, yapay zekaya olan talep dünya ticaretinin yeniden şekillenmesine neden oluyor. Hong Kong gibi liman kentleri, bu yeni teknolojik dalgadan en çok faydalanan yerler arasında yer alıyor. Ancak, jeopolitik gerilimler ve tedarik zincirindeki olası aksamalar, bu büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Özellikle Tayvan’daki durum ve Çin-ABD rekabeti, bölgedeki ticaret akışlarını etkileyebilecek faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’un ihracatındaki bu artış, küresel ticaretin yönünü ve Asya’daki ekonomik canlanmayı göstermesi açısından önemlidir. Türkiye, Asya-Pasifik bölgesiyle ticaretini çeşitlendirme ve derinleştirme stratejisi izliyor. Hong Kong üzerinden gerçekleşen yüksek teknoloji ürünleri ticareti, Türkiye’nin bu bölgeden ithal ettiği ara mallar ve teknoloji bileşenlerinin fiyat ve bulunabilirliğini etkileyebilir. Ayrıca, Çin’in ekonomik toparlanması, Türkiye’nin ihracatı için de fırsatlar yaratabilir. Ancak, küresel ticaret savaşlarının Türkiye’nin ihracat pazarları üzerinde yaratacağı olası etkiler dikkatle izlenmelidir.