Hong Kong'da engellilik konusunda artan farkındalık, engelli bireylerin iş bulmasını kolaylaştırmadı. Engelli hakları savunucusu Faride Shroff'a göre, sıkılaşan kurumsal bütçeler ve zorlu iş piyasası, kapsayıcılığın bir sonraki aşamasını daha da zorlu hale getirdi. Shroff, bu durumun özellikle son yıllarda belirginleştiğini vurguluyor.
Farkındalık Artıyor, İş İmkânları Azalıyor
Faride Shroff, Hong Kong'da engelli bireylerin topluma tam katılımı için uzun yıllardır mücadele eden bir isim. Ancak Shroff, farkındalığın artmasına rağmen işe alım süreçlerinde somut adımların atılmadığını belirtiyor. Şirketlerin çeşitlilik ve kapsayıcılık politikaları kağıt üzerinde kalsa da, ekonomik belirsizlik dönemlerinde bu taahhütlerin hızla geri plana atıldığını ifade ediyor.
Shroff'un kurucusu olduğu SEN (özel eğitim ihtiyaçları) odaklı kuruluş, engelli bireylerin eğitimden istihdama geçiş sürecinde karşılaştıkları engelleri aşmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Ancak Shroff, işverenlerin önyargıları ve fiziksel altyapı eksikliklerinin yanı sıra, artık daha az kaynak ayrılan kurumsal bütçelerin de süreci zorlaştırdığını söylüyor.
Hong Kong hükümeti, engelli istihdamını teşvik etmek için çeşitli programlar yürütse de, savunucular bu programların etkinliğinin sınırlı olduğunu dile getiriyor. Pandemi sonrası ekonomik toparlanma sürecinde birçok şirketin işe alımları kısıtlaması, engelli bireylerin iş bulma umutlarını azalttı.
Küresel Bağlam ve Bölgesel Etkiler
Hong Kong'daki durum, Asya-Pasifik bölgesinde engelli hakları konusunda yaşanan genel zorlukların bir yansıması. Bölgede birçok ülke, engelli bireylerin iş gücüne katılımını artırmak için yasalar çıkarsa da, uygulamada boşluklar bulunuyor. Özellikle hizmet sektörünün ağırlıklı olduğu Hong Kong gibi şehirlerde, rekabetçi iş piyasası engelli adaylar için ek engeller oluşturuyor.
Uluslararası kuruluşlar, engelli istihdamının artırılmasının sadece sosyal adalet değil, aynı zamanda ekonomik büyüme için de kritik olduğunu vurguluyor. Dünya Bankası verilerine göre, engelli bireylerin iş gücüne katılımının artırılması, ülkelerin GSYİH'sına önemli katkı sağlayabilir. Ancak Hong Kong'da olduğu gibi, kısa vadeli ekonomik kaygılar uzun vadeli kapsayıcılık hedeflerinin önüne geçebiliyor.
Shroff, işverenlere engelli çalışanların sağlayabileceği katma değeri anlatmanın yanı sıra, hükümetin vergi teşvikleri ve destek programlarıyla şirketleri cesaretlendirmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, engelli bireylerin dijital beceriler kazanması için eğitim programlarının yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyor.
Hong Kong'da son yıllarda engelli hakları konusunda bazı yasal iyileştirmeler yapıldı. Ayrımcılık yasaları güçlendirildi ve kamu binalarında erişilebilirlik standartları iyileştirildi. Ancak Shroff, asıl mücadelenin zihniyet değişiminde olduğunu belirtiyor: "İşverenlerin engelli bireyleri bir yük olarak görmek yerine, onların yeteneklerine odaklanması gerekiyor."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'daki engelli istihdamı sorunu, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir alan. Türkiye'de engelli bireylerin iş gücüne katılımı için yasal kotalar ve teşvikler bulunsa da, uygulamada benzer zorluklar yaşanıyor. Küresel ekonomik dalgalanmalar, Türkiye'de de işverenlerin kapsayıcılık politikalarını gözden geçirmesine yol açabilir. Ayrıca, Hong Kong'un yaşadığı deneyim, ekonomik daralma dönemlerinde engelli istihdamının korunması için daha güçlü sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Türkiye, engelli istihdamını artırmak için dijital beceri eğitimlerine ve işveren teşviklerine ağırlık vererek benzer sorunların üstesinden gelebilir.