Hong Kong yönetimi, şehrin kötü ün yapmış bölümlük evlerini (subdivided flats) ortadan kaldırmayı hedefleyen yeni bir düzenleme kapsamında tahliye edilen kiracılar için daha hızlı ve esnek acil konut sağlanması çağrılarıyla karşı karşıya. Milletvekilleri, Pazartesi günü Konut Bürosu'nun (Housing Bureau) bölümlük evlerin kademeli olarak kapatılması planını milletvekillerine sunmasının ardından, hükümetin yeniden yerleştirme sürecini hızlandırması gerektiğini vurguladı.
Artan Baskı ve Çözüm Arayışları
Bölümlük evler, genellikle tek bir dairenin birden çok küçük odaya bölünmesiyle oluşan, sağlıksız ve kalabalık yaşam alanları olarak biliniyor. Hong Kong'da yaklaşık 200 bin kişinin bu tür konutlarda yaşadığı tahmin ediliyor. 2023 yılında yürürlüğe giren yeni yönetmelik, bu evlerin yangın güvenliği ve hijyen standartlarını karşılamaması durumunda kapatılmasını öngörüyor. Ancak uygulamanın başlamasıyla birlikte, özellikle düşük gelirli aileler ve yaşlılar olmak üzere birçok kiracı tahliye edilme tehlikesiyle karşı karşıya.
Milletvekili Michael Tien, "Hükümet acil konut sağlamada daha proaktif olmalı. Şu anki sistem çok yavaş ve bürokratik. İnsanlar bir gecede evsiz kalıyor, ancak geçici konut başvuruları haftalar sürebiliyor" dedi. Konut Bürosu yetkilileri ise tahliye edilenlere öncelikli olarak geçici barınma sağlanacağını, ancak kaynakların sınırlı olduğunu belirtti. Şu anda boş olan yaklaşık 10 bin kamu konutunun acil durumlar için ayrıldığı, ancak talebin 20 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor.
Sivil toplum örgütleri de sürece dahil oldu. Hong Kong Konut Hakları Derneği, tahliye edilenlerin yüzde 40'ının geçici barınma bulamadığını ve sokakta kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Dernek, hükümetin özel sektörle işbirliği yaparak boş otel ve pansiyonları kiralayabileceğini önerdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong'un konut sorunu, yalnızca şehre özgü bir mesele değil. Dünya genelinde hızla artan kentleşme ve gelir eşitsizliği, benzer sorunları başka metropollerde de gündeme getiriyor. New York, Londra ve Tokyo gibi şehirlerde de düşük gelirli haneler için uygun fiyatlı konut sıkıntısı yaşanıyor. Hong Kong ise dünyanın en pahalı emlak piyasalarından birine sahip olmasıyla bu sorunu daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, Çin anakarasıyla entegrasyonun arttığı bir dönemde Hong Kong'un sosyal istikrarı için konut politikalarının kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, Hong Kong hükümeti, bölümlük evlerin tamamen kaldırılmasının 5-10 yıl sürebileceğini ve bu süreçte mağduriyetleri en aza indirmek için kapsamlı bir sosyal yardım paketi hazırladığını duyurdu. Paket kapsamında, tahliye edilenlere nakdi yardım, kira desteği ve iş bulma hizmetleri sunulması planlanıyor. Ancak eleştirmenler, bu önlemlerin yetersiz olduğunu ve kalıcı konut üretimine odaklanılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong'un bölümlük ev sorunu, Türkiye'deki gecekondu ve kaçak yapılaşma ile benzerlikler taşıyor. Türkiye'de de özellikle büyükşehirlerde düşük gelirli grupların barınma sorunu, kentsel dönüşüm projeleriyle çözülmeye çalışılıyor. Ancak Hong Kong örneği, düzenlemelerin insani boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'de İstanbul, Ankara gibi şehirlerde benzer bir dönüşüm sürecinde, tahliye edilenlerin mağduriyetini önlemek için hızlı ve esnek acil konut çözümleri ve sosyal destek mekanizmalarının devreye sokulması, Hong Kong'daki deneyimin ışığında değerlendirilebilir. Ayrıca, artan konut fiyatları karşısında Türkiye'nin de sosyal konut üretimini artırması gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor.