Eski Singapur Savunma Bakanı Ng Eng Hen, Nomura Yatırım Forumu Asya kapsamında Bloomberg'e verdiği mülakatta, artan küresel jeopolitik gerilimler karşısında Singapur'un savunma stratejisini nasıl dengelediğini anlattı. Ng, bölgesel ve küresel güvenlik dinamiklerinin hızla değiştiği bir dönemde, küçük bir şehir devleti olarak Singapur'un güvenlik yaklaşımını şekillendiren faktörleri detaylandırdı.
Jeopolitik Gerilimler ve Savunma Stratejisi
Ng Eng Hen, Asya-Pasifik bölgesinde ABD-Çin rekabetinin derinleştiğine dikkat çekerek, bu durumun Singapur gibi küçük ülkeler için hem fırsatlar hem de kırılganlıklar yarattığını belirtti. Singapur'un geleneksel olarak büyük güçler arasında denge kurma politikası izlediğini hatırlatan Ng, bu politikanın günümüzde çok daha karmaşık bir hal aldığını vurguladı. Özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'ndeki tansiyonun yanı sıra, Rusya-Ukrayna savaşının küresel tedarik zincirlerine etkisi, Singapur'un savunma planlamasında daha geniş bir perspektifi zorunlu kılıyor.
Ng, Singapur'un savunma harcamalarının sürdürülebilirliğine de değindi. Ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yaklaşık %3'ünü savunmaya ayırdığını, ancak jeopolitik belirsizlikler nedeniyle bu oranın artırılabileceğini ima etti. Ancak bunun ekonomik büyümeyle dengelenmesi gerektiğini, aksi takdirde uzun vadeli kalkınma hedeflerine zarar verebileceğini ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ng Eng Hen'in değerlendirmeleri, yalnızca Singapur'u değil, tüm Güneydoğu Asya ülkelerini ilgilendiren bir resmin parçası. Bölge ülkeleri, ABD ve Çin arasındaki rekabetin ortasında kalmamak için çok yönlü diplomasi yürütürken, bir yandan da kendi savunma kabiliyetlerini güçlendirmeye çalışıyor. Nomura Yatırım Forumu'nda konuşan diğer katılımcılar da benzer şekilde, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden tanımlandığını, ASEAN merkezli yapıların yetersiz kalabileceğini dile getirdi.
Ng, Singapur'un uluslararası işbirliğine verdiği önemi vurguladı. Ülkenin askeri tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve savunma sanayi işbirlikleri yoluyla hem ABD hem de Çin ile bağlarını sürdürdüğünü, ancak bu dengeyi bozmamak için adımlarını dikkatli attığını söyledi. Özellikle Çin'in Belt and Road Initiative (Kuşak ve Yol) projelerinin, Singapur'un lojistik merkez olma rolünü güçlendirdiğini, ancak bu bağımlılığın stratejik risklerini de yönetmesi gerektiğini ekledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Singapur'un güvenlik dengesi arayışı, Türkiye'nin de benzer zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde önemli dersler barındırıyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Batı ittifakına sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte, Rusya ve Çin ile pragmatik ilişkiler geliştirmeye çalışıyor. Ng'in vurguladığı gibi, büyük güçler arasında denge kurmak, bağımsız savunma kabiliyeti, çeşitlendirilmiş ticaret ve etkili diplomasiyi gerektiriyor. Türkiye'nin İHA/SİHA ekosistemi, savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma çabaları ve Afrika ile Orta Asya'da artan nüfuzu, bu denge politikasının somut yansımaları. Ancak Singapur'un deneyimi, ekonomik kalkınma ile güvenlik arasındaki hassas dengeyi korumanın kritik önemini bir kez daha hatırlatıyor.