Azerbaycan'ın üst düzey bir su yetkilisi, Hazar Denizi'nin giderek hızlanan bir şekilde çekilmesine karşı bölgesel işbirliğini izlemek ve uyum sağlamak amacıyla bu yıl içinde yasal bir çerçeve oluşturulabileceğini duyurdu. Reuters'a konuşan yetkili, deniz seviyesindeki düşüşün çevresel ve ekonomik etkilerine dikkat çekerek, sadece izleme değil, aynı zamanda kıyıdaş ülkelerin ortak adaptasyon stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Hazar Denizi, dünyanın en büyük iç su kütlesi olarak bilinirken, son yıllarda su seviyesinde ciddi bir azalma yaşanıyor; bu durum bölgedeki ekosistemi, balıkçılığı ve enerji altyapısını tehdit ediyor.
Hazar Denizi'nin Çekilmesinin Arka Planı
Hazar Denizi, çevresindeki beş ülke (Rusya, İran, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan) için stratejik öneme sahip. Deniz seviyesi, 1990'lardan bu yana yaklaşık 1,5 metre düştü ve son yıllarda bu düşüş hızlandı. Uzmanlar, bunun başlıca nedenleri arasında iklim değişikliğine bağlı artan buharlaşma, akarsu debilerinin azalması ve insan faaliyetlerini gösteriyor. Özellikle Volga Nehri'nin Hazar'a dökülen su miktarının azalması, deniz seviyesindeki düşüşte kilit rol oynuyor. Ayrıca, kıyıdaki petrol ve doğalgaz tesisleri, limanlar ve kentsel altyapı, su çekilmesinden doğrudan etkileniyor. Azerbaycanlı yetkili, bu durumun bölgesel işbirliğini zorunlu kıldığını ve ortak bir izleme mekanizmasının kurulmasının ilk adım olacağını ifade etti.
Rusya ve İran gibi diğer kıyıdaş ülkeler de konuyla yakından ilgileniyor. Kazakistan tarafında ise Hazar'ın kuzey kıyılarında büyük altyapı projeleri su seviyesindeki düşüşten etkilenebilir. Yetkili, yasal çerçevenin yalnızca veri paylaşımını değil, aynı zamanda su yönetimi politikalarının uyumlaştırılmasını da kapsayabileceğini belirtti. Bu çerçeve, deniz seviyesindeki değişimleri modellemek ve kıyı yönetimi stratejileri geliştirmek için bir platform olarak tasarlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hazar Denizi'nin çekilmesi, sadece çevresel bir sorun değil; aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik sonuçları da beraberinde getiriyor. Deniz, önemli bir enerji kaynağı olan petrol ve doğalgaz rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Su seviyesindeki düşüş, açık deniz platformlarının işletilmesini zorlaştırabilir ve boru hatlarının yeniden konumlandırılmasını gerektirebilir. Ayrıca, Hazar'ın balıkçılık sektörü, özellikle mersin balığı ve havyar üretimi, su sıcaklığı ve tuzluluk oranlarındaki değişimlerden olumsuz etkileniyor. Turizm ve kıyı bölgelerindeki yaşam da tehdit altında.
Küresel ölçekte, Hazar Denizi örneği, iklim değişikliğinin iç su kütleleri üzerindeki etkisinin bir göstergesi. Dünyadaki birçok büyük göl benzer bir tehditle karşı karşıya. BM Çevre Programı verilerine göre, dünya genelinde su kütlelerinin yaklaşık %60'ı son yirmi yılda küçüldü. Hazar'da oluşturulacak bölgesel çerçeve, diğer ülkeler için de bir model teşkil edebilir. Yetkili, ortak çalışmanın sadece mevcut durumu ele almakla kalmayıp, aynı zamanda gelecekteki iklim senaryolarına uyum sağlamak için de kritik olduğunu söyledi.
Beş kıyıdaş ülke arasındaki ilişkilerin karmaşıklığına rağmen, bu konuda işbirliği umut verici. Hazar'ın yasal statüsü 2018'de imzalanan bir anlaşmayla kısmen çözülmüş olsa da, su seviyesindeki düşüş yeni bir işbirliği alanı yaratıyor. Uzmanlar, bu gelişmenin bölgesel diyaloğu güçlendirebileceğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hazar Denizi'ne kıyısı olmamakla birlikte, bölgeyle enerji ve ticaret bağlantıları üzerinden yakından ilişkilidir. Hazar'ın çekilmesi, Türkiye'ye doğalgaz taşıyan Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) gibi projelerin altyapısını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Hazar'daki çevresel bozulma, Orta Asya'dan gelen göç ve su kaynakları üzerinde baskı yaratarak bölgesel istikrarsızlığı tetikleyebilir. Türkiye, Azerbaycan ile yakın işbirliği içinde olduğu için, bu çerçevenin oluşturulması Ankara'nın bölgesel çevre politikalarına uyum sağlamasına ve enerji güvenliğini korumasına yardımcı olabilir. Türkiye'nin su yönetimi konusundaki deneyimi, Hazar'da uygulanacak modellere katkı sunma potansiyeli taşımaktadır.