Tahran'da, Cumartesi günü düzenlenen Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine on binlerce yaslı akın ederken, törene katılanlar arasında Lübnan Hizbullahı, Filistin Hamas'ı ve Yemen Husilerinin üst düzey temsilcileri de yer aldı. Şii dünyasının en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilen Ali Hamaney'in vefatı, İran'da ve bölgede derin bir yankı uyandırdı. Uzun yıllar İran'ın dini ve siyasi hayatına yön veren Hamaney'in cenaze töreni, aynı zamanda Tahran'ın bölgesel müttefiklerini bir araya getiren bir platform haline geldi. Özellikle "direniş ekseni" olarak adlandırılan ittifakın bileşenleri, törende bir araya gelerek birlik mesajı verdi.
Törene Katılım ve Direniş Ekseni
Tahran'daki Büyük Musalla Camisi'nde düzenlenen törene, Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Naim Kasım, Hamas Siyasi Büro üyesi Halil el-Hayye ve Yemen'deki Ensarullah Hareketi'nden (Husiler) üst düzey bir heyet katıldı. Bu katılım, İran'ın on yıllardır askeri, mali ve siyasi olarak desteklediği "direniş ekseni"nin Tahran'a bağlılığını teyit eder nitelikteydi. Hamaney döneminde İran, bu gruplarla stratejik bir ittifak kurarak bölgesel nüfuzunu artırmıştı.
Törende, Hamaney'in dini ve siyasi mirasına vurgu yapılırken, İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanları da hazır bulundu. Cenaze namazı, İran'ın en yüksek dini otoritelerinden biri tarafından kıldırılırken, kalabalık sık sık tekbir getirdi. İran devlet televizyonu, töreni canlı yayınlarken, halkın Hamaney'e olan sevgisini ve bağlılığını gösteren görüntüler servis edildi.
Bölgesel Boyut ve İran'ın Geleceği
Hamaney'in vefatı, yalnızca İran için değil, Ortadoğu'nun jeopolitik dengeleri açısından da bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. İran'ın uzun süredir desteklediği Hizbullah, Hamas ve Husiler, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel rakiplerine karşı Tahran'ın en önemli kozları konumundaydı. Hamaney'in ölümüyle birlikte, bu grupların İran'la ilişkilerinin nasıl şekilleneceği ve İran'ın yeni liderliğinin bu ittifakı sürdürme kapasitesi merak konusu.
Özellikle, İran'ın nükleer programı ve uluslararası yaptırımların gölgesinde, yeni liderin benzer bir dış politika izleyip izlemeyeceği belirsizliğini koruyor. Bölgedeki bazı analistler, Hamaney'in vefatının İran içinde bir güç mücadelesine yol açabileceğini ve bunun da direniş ekseni üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini öne sürüyor. Ancak şimdilik, törene katılan grupların verdiği mesajlar, ittifakın en azından kısa vadede devam edeceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önemli bir parametredir. İran'ın bölgesel müttefikleriyle olan bağlarının geleceği, Suriye, Irak ve Yemen'deki güç dengelerini doğrudan etkilemektedir. Türkiye, özellikle Suriye'de İran destekli gruplarla sahadaki dengeleri gözetmek durumundadır. Ayrıca, Husilerin Yemen'deki varlığı, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki güvenliği tehdit etmekte, bu da Türkiye'nin ticaret yolları ve enerji güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Hamaney sonrası İran'da yaşanabilecek olası bir istikrarsızlık, Türkiye'nin sınır güvenliği ve mülteci akınları gibi konularda yeni zorluklarla karşılaşmasına neden olabilir. Ankara, bu nedenle Tahran'daki güç değişimini yakından izlemekte ve yeni dönemde İran'la diyaloğunu sürdürmeye çalışmaktadır.