İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 22 Mart 2025 Cumartesi günü yaptığı açıklamada, uluslararası kuruluşları İsrail'in bölgedeki eylemlerini durdurma konusunda başarısız olmakla suçladı. Pezeşkiyan, küresel aktörlerin İsrail'in açıkça suikast ve hedefli öldürme operasyonları yürütmesine rağmen sessiz kaldığını belirtti. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, İran lideri, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını ve İsrail'in eylemlerine karşı somut adımlar atmadığını ifade etti.
İran'ın tepkisinin arka planı
Pezeşkiyan'ın bu açıklamaları, İsrail'in son haftalarda Suriye ve Lübnan'da İran destekli gruplara yönelik artan saldırılarının ardından geldi. Özellikle İsrail'in Suriye'nin başkenti Şam'da düzenlediği hava saldırısında İran Devrim Muhafızları'na bağlı üst düzey askeri danışmanların öldürülmesi, Tahran yönetiminin sert tepkisine neden oldu. İran Cumhurbaşkanı, bu tür eylemlerin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) bu konuda etkisiz kaldığını savundu.
Pezeşkiyan, konuşmasında uluslararası kuruluşların, özellikle BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) İsrail'in nükleer silah kapasitesine ilişkin sessizliğine de dikkat çekti. İran lideri, İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve uluslararası denetimlerden muaf tutulduğunu, buna karşın İran'ın nükleer programının sürekli mercek altına alındığını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran Cumhurbaşkanı'nın bu eleştirileri, İsrail ile İran arasındaki gerginliğin yeniden tırmandığı bir döneme denk geliyor. İsrail'in İran'ın bölgesel vekil güçlerine yönelik operasyonları, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerle birleşince, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini artırıyor. Pezeşkiyan, İran'ın meşru müdafaa hakkını kullanacağını ve her türlü saldırıya karşılık vereceğini ima etti.
Uzmanlar, Pezeşkiyan'ın bu açıklamalarının İran'ın yeni hükümetinin dış politikada daha iddialı bir tutum benimseyeceğinin işareti olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, İran'ın BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi alternatif platformlarda daha aktif rol alması, Batı merkezli uluslararası sisteme duyulan güvensizliği pekiştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın İsrail'e yönelik bu eleştirileri, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından önemli bir bağlam sunuyor. Türkiye, özellikle Filistin meselesinde ve Doğu Akdeniz'de enerji güvenliği konularında İsrail ile zaman zaman karşı karşıya gelmekle birlikte, son dönemde normalleşme adımları da atmıştı. İran-İsrail gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin hem enerji projeleri (Doğu Akdeniz doğalgazı) hem de Suriye'deki askeri varlığı açısından risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO üyesi olarak İran'ın ittifak karşıtı söylemlerine karşı dikkatli bir denge politikası izlemesi gerekecek. Bu gelişme, Türk dış politikasının çok yönlü ve dengeli tutumunu sürdürmesini zorunlu kılıyor.