Hindistan hükümeti, artan dış sermaye çıkışları ve İran'daki savaşın küresel piyasalarda yarattığı belirsizliğin rupi üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla yabancı yatırımcılara yönelik önemli bir teşvik paketi açıkladı. Yeni düzenlemeye göre, Hindistan devlet tahvillerine yatırım yapan yabancı fonlar sermaye kazancı vergisinden muaf tutulacak. Bu adım, ülkenin dalgalı döviz kuru rejiminde rupiyi istikrara kavuşturmayı ve yabancı portföy yatırımlarını yeniden canlandırmayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı
Hindistan Merkez Bankası Perşembe günü politika faizini yüzde 6,50 seviyesinde sabit tutarak, enflasyonla mücadelede tedbirli duruşunu korudu. Ancak, rupi son haftalarda ABD doları karşısında tarihi düşük seviyelere geriledi ve yabancı yatırımcıların son iki ayda yaklaşık 5 milyar dolarlık Hint hisse senedi ve tahvilini satmasının ardından baskı altına girdi. İran-İsrail geriliminin artmasıyla petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hindistan gibi net petrol ithalatçısı ülkelerin döviz rezervlerini daha da zor durumda bıraktı. Vergi muafiyeti kararının, yabancı yatırımcıların Hindistan piyasalarına ilgisini artırması ve rupi üzerindeki aşağı yönlü baskıyı hafifletmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'ın bu hamlesi, gelişmekte olan ekonomilerin küresel faiz artırımları ve jeopolitik riskler karşısında sermaye çıkışlarını durdurmak için benzeri tedbirler almaya yöneldiği bir döneme denk geliyor. Endonezya ve Güney Kore de geçtiğimiz aylarda yabancı yatırımcıları çekmek için çeşitli teşvikler duyurmuştu. Analistler, Hindistan'ın bu adımının kısa vadede rupiye destek sağlayabileceğini ancak küresel risk iştahındaki bozulmanın devam etmesi halinde kalıcı bir çözüm olmayacağını belirtiyor. Öte yandan, İran'daki çatışmaların tırmanması halinde petrol arzında yaşanacak aksaklıklar, Hindistan dahil Asya ekonomilerini daha da kırılgan hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın yabancı yatırımcılara vergi muafiyeti getirmesi, Türkiye'nin de benzer döviz baskılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde dikkat çekiyor. Türkiye, yüksek enflasyon ve cari açık nedeniyle döviz rezervlerini korumakta zorlanırken, Hindistan'ın uyguladığı bu tür teşvikler, gelişmekte olan ülkeler arasında sermaye çekme yarışını kızıştırabilir. Küresel faiz oranlarının yüksek seyrettiği ve jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, Türkiye'nin de benzer politika adımları atması gündeme gelebilir. Ayrıca, İran'daki çatışmaların Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetlerini ve dış ticaret dengesini etkilemesi, bu tür bir ortamda alternatif finansman kaynaklarının önemini artırıyor.