Hindistan'da her yıl milyonlarca ton tarımsal atık -sap, kabuk ve diğer bitki kalıntıları- hasat sonrası tarlalarda yakılıyor. Geleneksel olarak yapılan bu uygulama, Güney Asya'da kış aylarında etkili olan yoğun hava kirliliğinin başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu atıkların aslında sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF) dönüştürülebileceğini ve küresel havayolu şirketlerinin karbon ayak izini azaltmalarına yardımcı olabileceğini ortaya koydu.
Tarımsal atıkların potansiyeli
Araştırmaya göre, Hindistan'da her yıl ortaya çıkan yaklaşık 750 milyon ton tarımsal atığın önemli bir kısmı, biyoyakıt üretimi için kullanılabilir. Özellikle pirinç sapı ve buğday samanı gibi selüloz açısından zengin malzemeler, gelişmiş termokimyasal süreçlerle havacılık yakıtına dönüştürülebiliyor. Bu yöntem, geleneksel fosil yakıtlara kıyasla karbon emisyonlarında yüzde 80'e varan azalma sağlayabiliyor.
Çalışma, Hindistan'ın yılda 120 milyon ton tarımsal atığı SAF üretiminde kullanması halinde, ülkenin havacılık yakıtı ihtiyacının yüzde 20'sini karşılayabileceğini belirtiyor. Bu da küresel havacılık sektörünün 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine önemli bir katkı anlamına geliyor.
Küresel havacılık için yeşil yakıt fırsatı
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), sürdürülebilir havacılık yakıtlarının sektörün karbondan arınmasında kilit rol oynayacağını vurguluyor. Ancak SAF üretimi henüz yeterli ölçekte değil ve maliyetler yüksek. Hindistan gibi büyük tarım üreticisi ülkelerin bu atıkları değerlendirmesi, hem yerel hava kirliliğini azaltacak hem de SAF fiyatlarının düşmesine yardımcı olacak.
Uzmanlar, bu teknolojinin yalnızca Hindistan için değil, benzer tarımsal atık sorunu yaşayan birçok gelişmekte olan ülke için de bir fırsat olduğunu belirtiyor. Çin, Endonezya ve Brezilya gibi ülkeler de benzer potansiyeli taşıyor. Ancak yatırım maliyetleri ve uygun politika çerçevelerinin oluşturulması, bu potansiyelin hayata geçirilmesi için kritik öneme sahip.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarımsal atık potansiyeli yüksek bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından takip etmelidir. Her yıl yaklaşık 50 milyon ton tarımsal atığın oluştuğu Türkiye'de, bu atıkların büyük kısmı ya yakılıyor ya da doğaya bırakılıyor. Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimi, Türkiye'nin hem çevre kirliliğini azaltmasına hem de enerji ithalatını düşürmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, THY gibi büyük havayolu şirketlerinin karbon nötr hedefleri doğrultusunda, yerli SAF üretimi stratejik bir öneme sahiptir. Bu alanda AR-GE yatırımları ve pilot tesislerin kurulması, Türkiye'nin bölgesel bir biyoyakıt merkezi olma potansiyelini artıracaktır.