Filipinler'in merkezindeki bir lisede meydana gelen ölümcül silahlı saldırı, ülke genelinde şok etkisi yaratırken, soruşturma kısa sürede çevrimiçi aşırılıkçı ağlara yöneldi. Senatör Risa Hontiveros, saldırının '764' kod adlı uluslararası bir aşırılıkçı çevrimiçi grup tarafından teşvik edildiğini açıkladı. Saldırıda hayatını kaybeden öğrenci sayısı henüz netleşmezken, olay ülkedeki dijital güvenlik açıklarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı
Filipinler Senatosu'nda 14 Şubat’ta düzenlenen oturumda konuşan Hontiveros, saldırganın çevrimiçi oyun platformları ve sohbet grupları aracılığıyla '764' adlı gruba katıldığını ve bu grubun şiddet içerikli talimatlar verdiğini belirtti. Senatör, "Bu grup, çocuklarımızı hedef alarak karanlık ağlarda faaliyet gösteriyor. Oyun oynarken masum görünen bir sohbet, bir anda ölümcül bir talimata dönüşebiliyor" dedi. Söz konusu grubun daha önce de benzer saldırıları teşvik ettiği ve psikolojik manipülasyon teknikleri kullandığı biliniyor.
Siber güvenlik uzmanları, '764' kodlu yapılanmanın gençleri radikalleştirmek için özellikle popüler oyun platformlarını kullandığını vurguluyor. Uzmanlara göre, saldırganlar önce güven kazanıyor, ardından aşamalı olarak şiddet içerikli materyaller paylaşıyor. Filipinler Ulusal Polisi, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü ve uluslararası iş birliği çağrısı yapıldığını duyurdu.
Olayın ardından Eğitim Bakanlığı, okullarda çevrimiçi güvenlik eğitimlerinin zorunlu hale getirileceğini açıkladı. Hükümet, sosyal medya platformlarından da şiddet içerikli grupların tespiti için daha fazla iş birliği talep etti. Özellikle Discord, Telegram ve bazı oyun içi sohbet sistemlerinin bu tür yapılanmalar için kullanıldığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
'764' grubu, daha önce ABD, Avustralya ve Kanada'da da benzer saldırılarla ilişkilendirilmişti. FBI ve Europol, grubun çevrimiçi radikalleştirme yöntemlerini yakından takip ediyor. Uzmanlar, bu tür ağların küresel ölçekte büyüdüğünü ve özellikle genç nüfusun yoğun olduğu Güneydoğu Asya ülkelerinde risk oluşturduğunu belirtiyor.
Filipinler'deki olay, bölgedeki diğer ülkeleri de harekete geçirdi. Endonezya ve Malezya'da da benzer çevrimiçi grupların varlığına dair istihbarat raporları bulunuyor. ASEAN üyesi ülkeler arasında siber güvenlik iş birliği anlaşmaları hızlandırılırken, UNICEF gibi kuruluşlar da ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi aktivitelerini yakından izlemeleri çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu tür çevrimiçi radikalleştirme ağları, küresel bir tehdit oluşturduğu için Türkiye'yi de yakından ilgilendirmektedir. Türkiye'de genç nüfusun yoğun olması ve oyun platformlarının yaygın kullanımı, benzer riskleri beraberinde getirmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün siber suçlarla mücadele birimleri, uluslararası kuruluşlarla koordinasyon halinde bu tür grupları takip etmektedir. Ayrıca, Türkiye'nin dijital güvenlik altyapısını güçlendirmesi ve ebeveynlere yönelik farkındalık kampanyalarını artırması, bu küresel tehdide karşı önemli bir savunma mekanizması oluşturacaktır.