Hindistan'ın dört bir yanında, kanserle bağlantılı 'sonsuz kimyasallar' olarak bilinen PFAS maddelerinin üretimine karşı protestolar yükseliyor. Guardian'ın ortaya çıkardığı bir soruşturmaya göre, İtalya'da skandal nedeniyle kapatılan Miteni fabrikası, bir Hint şirketi tarafından satın alınarak Hindistan'da yeniden faaliyete geçirildi. Bu durum, PFAS düzenlemelerinin eksikliğini parlamentoya taşırken, halk sağlığı ve çevre güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı.
Miteni Fabrikası'nın Hikayesi ve PFAS Tehlikesi
İtalya'nın kuzeyindeki Miteni fabrikası, yıllardır PFAS (perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler) üretimiyle biliniyordu. Bu kimyasallar, su ve leke tutmazlık gibi özellikleriyle birçok endüstriyel üründe kullanılsa da, kanser, karaciğer hasarı, bağışıklık sistemi bozuklukları ve doğurganlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. Fabrika, 2020 yılında çevre kirliliği skandalları ve halk sağlığı tehditleri nedeniyle kapatıldı. Ancak Guardian'ın soruşturması, Miteni'nin ekipmanlarının Hindistan merkezli bir şirket tarafından satın alındığını ve üretimin Hindistan'a taşındığını ortaya çıkardı. Hindistan parlamentosunda konuyla ilgili soru önergeleri verilirken, ülkede PFAS üretimine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmaması tepki çekiyor.
Küresel Boyut: PFAS Düzenlemeleri Neden Yetersiz?
PFAS kimyasalları, doğada çözünmediği için 'sonsuz kimyasallar' olarak adlandırılıyor ve su kaynaklarına karışarak besin zincirine giriyor. ABD Çevre Koruma Ajansı, PFAS maruziyetini 'güvenli' kabul etmiyor ve Avrupa Birliği sıkı düzenlemeler getiriyor. Buna rağmen, gelişmekte olan ülkelerde çoğu zaman denetim eksikliği bulunuyor. Hindistan'da yaşanan protestolar, bu küresel adaletsizliğin bir yansıması: Gelişmiş ülkelerde yasaklanan tehlikeli üretim, daha zayıf düzenlemelere sahip ülkelere kaydırılabiliyor. Uzmanlar, PFAS üretiminin küresel çapta izlenmesi ve ortak standartların oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, bu tür skandalların başka ülkelerde de tekrarlanması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de PFAS ile ilgili henüz kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmuyor. Kimya sanayisinde ithalata bağımlı olan Türkiye, benzer bir kirlilik skandalıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile olan Gümrük Birliği ilişkisi, AB'nin PFAS yasaklarının Türkiye'de de uygulanmasını gerektirebilir. Bu gelişme, Türk dış politikası açısından, çevre standartlarının yükseltilmesi ve uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle tekstil ve ambalaj sektörlerinde PFAS kullanımı yaygın olduğundan, Türkiye'nin bu konuda önleyici adımlar atması, hem halk sağlığı hem de ihracat rekabetçiliği açısından kritik öneme sahip.