Hindistan, yılın ilk çeyreğinde beklenenden güçlü bir büyüme kaydederek, ABD ile İran arasındaki gerilimin yol açtığı yüksek petrol fiyatlarına rağmen dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi olma konumunu koruyacağına dair analistlerin güvenini artırdı. Hindistan Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine rağmen iç talebin canlılığı ve hükümetin altyapı harcamalarındaki artış, ülkenin büyüme hikâyesini destekliyor.
Güçlü Büyüme ve Petrol Fiyatları Etkisi
Hindistan İstatistik ve Program Uygulama Bakanlığı’nın verilerine göre, ülke ekonomisi Ocak-Mart döneminde yüzde 7,8 ile beklentilerin üzerinde büyüdü. Bu rakam, Asya’nın üçüncü büyük ekonomisinin, küresel ekonomik yavaşlamaya karşın dayanıklılığını gösteriyor. Analistler, bu güçlü performansın Hindistan’ın 2025-26 mali yılında yüzde 8 büyüme hedefine ulaşmasını sağlayabileceğini belirtiyor.
Ancak ülke, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini ithal ettiği için, Ham petrol fiyatlarının varil başına 80 doların üzerine çıkması enflasyon ve cari açık üzerinde baskı yaratıyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlikler, petrol arz güvenliğini tehdit ediyor. Yine de Hindistan hükümeti, stratejik petrol rezervleri ve Rusya gibi alternatif tedarikçilerle yaptığı anlaşmalarla bu riskleri yönetmeye çalışıyor.
UBS Securities analistlerine göre, Hindistan’ın büyümesi sadece iç tüketime değil, aynı zamanda imalat sanayiindeki toparlanmaya da dayanıyor. Özellikle elektronik ve otomotiv sektörlerinde görülen güçlü üretim, ihracatı artırıyor. Ayrıca, dijital altyapıya yapılan yatırımlar ve fintech sektöründeki patlama, ekonominin çeşitlenmesine katkı sağlıyor.
Japonya ve Çin Kıyaslaması
Hindistan’ın büyüme oranı, Çin’in son çeyrekte açıkladığı yüzde 5,2’lik büyümenin oldukça üzerinde. Bu durum, Hindistan’ın Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik ağırlığını artırıyor. Japonya ve Güney Kore gibi gelişmiş ekonomiler ise yaşlanan nüfus ve düşük verimlilikle mücadele ederken, Hindistan’ın genç nüfusu ve artan şehirleşmesi uzun vadeli büyüme potansiyelini destekliyor.
Dünya Bankası ve IMF gibi kuruluşlar, Hindistan’ın 2025 yılında yüzde 7,5’in üzerinde büyüyeceğini öngörüyor. Bu projeksiyonlar, küresel yatırımcıların Hindistan’a olan ilgisini artırıyor. Ülkeye yönelik doğrudan yabancı yatırımlar, özellikle teknoloji ve yenilenebilir enerji alanlarında rekor seviyelere ulaştı. Hindistan hükümetinin üretim bağlantılı teşvikleri de imalat sektöründe yeni yatırımları çekiyor.
Ancak ekonomistler, yüksek işsizlik ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin, sürdürülebilir büyümenin önündeki en büyük engeller olduğunu vurguluyor. Ayrıca, iklim değişikliği kaynaklı kuraklıkların tarımı olumsuz etkilemesi, kırsal kesimde yaşamı zorlaştırıyor. Yine de Hindistan’ın dijitalleşme hamlesi ve altyapı yatırımları, uzun vadede ekonomik dönüşümü hızlandıracak gibi görünüyor.
Petrol Piyasalarına Etkisi ve Stratejik Hamleler
Hindistan’ın petrol talebi arttıkça, ülkenin enerji güvenliği stratejisi de önem kazanıyor. Hindistan Petrol Bakanı Hardeep Singh Puri, son açıklamasında ülkenin petrol ithalatını çeşitlendirdiğini ve Rusya’dan yapılan indirimli alımların devam ettiğini belirtti. Bu durum, Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara rağmen Hindistan’ın enerji diplomasisini bağımsız şekilde yürüttüğünü gösteriyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin üretim kararları da Hindistan’ı yakından ilgilendiriyor. Hintli yetkililer, küresel petrol fiyatlarının makul seviyelerde kalması için OPEC’e çağrıda bulunuyor. Yüksek petrol fiyatları, Hindistan’ın yanı sıra diğer gelişmekte olan ülkeleri de olumsuz etkiliyor; bu ülkeler gıda ve enerji ithalatına bağımlı oldukları için enflasyonla mücadelede zorlanıyor. Bu bağlamda, Hindistan’ın enerji dönüşümü ve yenilenebilir enerji kapasitesini artırma çabaları, uzun vadeli petrol bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan’ın ekonomik büyümesi, Türkiye için hem fırsat hem de rekabet unsuru. İki ülke de cari açık ve enerji ithalatına bağımlılık gibi benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya. Ancak Hindistan’ın büyümesi, Türkiye’nin ihracat pazarlarında çeşitlenme ihtiyacını hatırlatıyor; Asya’nın yükselen ekonomileriyle ticaret anlaşmaları Türkiye için kritik öneme sahip. Enerji alanında ise Hindistan’ın Rusya ile sürdürdüğü pragmatik ticaret, Türkiye’nin enerji diplomasisi için örnek teşkil edebilir. Akdeniz’de doğalgaz keşifleriyle enerji üssü olmayı hedefleyen Türkiye, Hindistan gibi büyük pazarlara açılmada lojistik ve savunma sanayi iş birliklerini güçlendirmelidir.