Hindistan ekonomisi 2025 yılının ilk çeyreğinde (Ocak-Mart) güçlü büyüme performansını sürdürdü. Hindistan Merkez İstatistik Ofisi'nin açıkladığı verilere göre, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) 2025 mali yılının dördüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 oranında arttı. Bu rakam, piyasa beklentisi olan yüzde 5,9'un üzerinde gerçekleşti ve Hindistan'ın en büyük ekonomiler arasında en hızlı büyüyen ülke konumunu koruduğunu teyit etti. Büyümenin ana itici gücü, özel tüketim ve yatırımlardaki canlılık olurken, küresel talepteki yavaşlamaya bağlı olarak ihracatta görülen zayıflık ise iç talep sayesinde dengelendi.
İç talep ve hizmet sektörünün rolü
Hindistan ekonomisindeki büyümenin lokomotifi, hanehalkı tüketimi ve özel sektör yatırımları oldu. Özel tüketim harcamaları çeyrekte bir önceki yıla göre yüzde 7,2 artarken, sabit sermaye yatırımları yüzde 8,1 yükseldi. Hükümetin altyapı harcamaları da büyümeye katkı sağladı. Öte yandan, hizmet sektörü özellikle finans, teknoloji ve turizm alanlarında güçlü seyretti. Hindistan'ın yazılım ve hizmet ihracatı, küresel resesyona rağmen ılımlı bir artış kaydetti. Ancak mal ihracatı, başta Avrupa ve Çin olmak üzere ana pazarlardaki talep daralması nedeniyle geriledi.
Enflasyon cephesinde, tüketici fiyatları Ocak-Mart döneminde yüzde 4,7 ile Hindistan Merkez Bankası'nın (RBI) hedef bandının üst sınırına yakın seyretti. RBI, faiz oranlarını sabit tutarak büyümeyi destekleme stratejisini sürdürdü. İşsizlik oranı ise yüzde 7,0 ile pandemi öncesi seviyelere geriledi, ancak genç işsizliği yüksek kalmaya devam ediyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Hindistan'ın büyüme performansı, Asya ekonomileri arasında pozitif bir ayrışmaya işaret ediyor. Çin'in aynı dönemde yüzde 4,8 büyümesi ve Japonya'nın durgunluktan çıkmaya çalışması karşısında Hindistan, yatırımcılar için cazip bir alternatif olarak öne çıkıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), Nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünüm raporunda Hindistan'ın 2025 yılı büyüme tahminini yüzde 6,5'e yükseltmişti. Ülke, küresel tedarik zincirlerinde çeşitlenme arayan şirketler için önemli bir üretim merkezi haline geliyor. Özellikle elektronik, ilaç ve otomotiv sektörlerinde yabancı yatırımlar artıyor. Bununla birlikte, jeopolitik riskler ve iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkileri, orta vadeli büyüme görünümünü tehdit eden faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan ekonomisindeki bu güçlü seyir, Türkiye için dolaylı ancak önemli etkiler barındırıyor. Hindistan, Türkiye'nin Asya'daki önemli ticaret ortaklarından biri olmasa da, küresel tedarik zincirlerindeki değişim Türk ihracatçıları için fırsatlar yaratabilir. Hindistan'ın yükselen ithalat talebi, özellikle savunma sanayi, tekstil ve kimyasallarda Türk ürünlerine yeni pazarlar açabilir. Ayrıca Hindistan'ın Rusya ile enerji ilişkileri, Türkiye’nin enerji koridoru projelerini dolaylı olarak etkileyebilir. Küresel yatırımcıların Asya'da Hindistan'a yönelmesi, Türkiye'nin benzer yatırım çekme çabalarını daha rekabetçi hale getirebilir.