Hindistan hükümeti, 2005 yılında başlatılan ve milyonlarca kırsal haneye yılda 100 gün istihdam garantisi sağlayan Mahatma Gandhi Ulusal Kırsal İstihdam Garantisi Yasası'nı (MGNREGA) kapsamlı bir şekilde elden geçiriyor. Yeni düzenlemelerle işçilere ödenen ücretlerin doğrudan banka hesaplarına yatırılması, iş taleplerinin dijital platform üzerinden yapılması ve harcamaların daha sıkı denetlenmesi öngörülüyor. Ancak eleştirmenler, bu reformların programın temel amacı olan kırsal yoksulluğu azaltma işlevini büyük ölçüde zayıflattığını belirtiyor.
Reformların arka planı ve hedefleri
Hindistan hükümeti, MGNREGA'nın yeniden yapılandırılmasıyla işçilere ödenen ücretlerde şeffaflığı artırmayı ve yolsuzluğu azaltmayı amaçlıyor. Yeni sistemde işçiler, yaptıkları iş karşılığında hak ettikleri ücreti doğrudan banka hesaplarına alacak. Ayrıca iş taleplerinin kaydedilmesi ve izlenmesi için bir mobil uygulama devreye sokuldu. Hükümet yetkilileri, bu sayede harcamaların daha verimli kullanılacağını ve programın sürdürülebilirliğinin sağlanacağını savunuyor.
Ancak bağımsız araştırmacılar ve sivil toplum örgütleri, reformların ardından işçilerin ücretlerinin geciktiğini, iş taleplerinin reddedildiğini ve özellikle kadın işçilerin programdan dışlandığını rapor ediyor. MGNREGA, Hindistan'da kırsal nüfusun yaklaşık üçte birine iş sağlayan en büyük sosyal güvenlik ağlarından biri olarak kabul ediliyor. Programın bütçesi 2023-2024 mali yılında yaklaşık 10 milyar dolar olarak belirlenmişti.
Eleştirmenler ayrıca, reformların programın işgücü talebini azalttığını belirtiyor. Hindistan'da işsizlik oranı %8'in üzerinde seyrederken, kırsal alanlarda bu oran daha da yüksek. MGNREGA'nın zayıflaması, özellikle COVID-19 salgını sonrası kentlerden kırsala dönen milyonlarca işçi için ciddi bir gelir kaybı anlamına geliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
MGNREGA'nın dönüşümü, sadece Hindistan'da değil, gelişmekte olan ülkelerdeki sosyal koruma programlarına yönelik artan bir eğilimi yansıtıyor. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar, bütçe disiplini gerekçesiyle bu tür programların hedef odaklı hale getirilmesini öneriyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın en yoksul kesimleri daha da kırılgan hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Hindistan'ın komşusu Bangladeş ve Sri Lanka'da da benzer iş garantisi programları bulunurken, Nepal ve Pakistan'da daha küçük çaplı sosyal güvenlik ağları mevcut. Hindistan'daki dönüşümün başarılı olması durumunda, diğer Güney Asya ülkelerinin de benzer reformları hayata geçirmesi beklenebilir. Ancak başarısızlık durumunda, bu durum bölgesel düzeyde sosyal huzursuzluk riskini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın MGNREGA programında yaptığı reformlar, Türkiye'nin sosyal yardım ve istihdam politikaları açısından dersler içerebilir. Türkiye'de de benzer şekilde kamu istihdam projeleri ve sosyal yardım programları mevcut. Hindistan örneği, dijitalleşme ve şeffaflık artışının olumlu yönleri yanında, en kırılgan kesimlerin sistem dışında kalma riskini de gösteriyor. Türkiye'nin kendi sosyal koruma sistemini revize ederken, Hindistan'daki uygulamanın hem başarılarını hem de aksayan yönlerini dikkate alması faydalı olacaktır. Ayrıca, küresel düzeyde artan bütçe baskıları altında sosyal devlet ilkesini sürdürmenin zorlukları, Türkiye'nin de ekonomik kriz döneminde karşılaştığı bir sınav.