ABD'nin müttefikleri, özellikle Tayvan ve Güney Kore gibi yarı iletken üretiminde kritik rol oynayan ülkeler, Başkan Donald Trump'ın agresif ticaret politikalarına karşı yeni bir silah keşfediyor: çip endüstrisi. Soru şu: Tayvan, dünyanın en gelişmiş yarı iletkenlerini üreten TSMC gibi şirketleriyle Trump yönetimini kendi istekleri doğrultusunda zorlayabilir mi? Bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, ekonomik bağımlılığın nasıl bir pazarlık gücüne dönüşebileceğini gösteriyor.
Yarı iletken karteli: Tayvan'ın elindeki koz
Tayvan, dünyanın en ileri çiplerinin %90'ından fazlasını üretiyor. TSMC, Apple, Nvidia ve AMD gibi devlere tedarik sağlıyor. Trump yönetimi, Çin'e karşı teknolojik üstünlüğü korumak için Tayvan'a bağımlı. Ancak Tayvan yönetimi, bu bağımlılığı kullanarak Washington'dan daha fazla güvenlik garantisi veya ticari taviz koparmayı hedefleyebilir. Örneğin, Tayvan'ın çip ihracatını kısıtlama tehdidi, ABD'nin savunma sanayiini felç edebilir. Benzer şekilde Güney Kore, Samsung ve SK Hynix ile hafıza çipi pazarında tekel konumunda. Bu ülkeler, Trump'ın 'Önce Amerika' politikasına karşı kolektif bir duruş sergileyebilir.
Küresel ticaret savaşlarında yeni cephe
ABD'nin müttefikleri, Trump'ın tarifelerine ve yaptırımlarına karşı koymak için ekonomik araçlarını kullanmayı öğreniyor. Çip krizi, COVID-19 döneminde bu bağımlılığı gözler önüne serdi. Şimdi ise Tayvan, çip üretimini bir 'pazarlık kozu' olarak kullanıp kullanmayacağını tartışıyor. ABD'nin Çin'e uyguladığı yarı iletken ambargoları, Tayvan'ın elini güçlendiriyor çünkü Washington, Pekin'i teknolojiden mahrum bırakmak için Taipei'ye ihtiyaç duyuyor. Ancak bu strateji riskli: Çin, Tayvan'a askeri müdahale tehdidini artırabilir. Öte yandan Avrupa Birliği de çip üretimini çeşitlendirmek için kendi tesislerini kurmaya çalışıyor, ancak kısa vadede Tayvan'a bağımlılık sürecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yarı iletken üretiminde henüz küresel bir oyuncu değil ancak bu gelişme, ekonomik bağımlılıkların jeopolitik güç dengesini nasıl etkilediğini gösteriyor. Türkiye, Çin ve ABD arasındaki rekabette dengeli bir politika izlerken, yarı iletken tedarikinde çeşitlendirme stratejisi geliştirmeli. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine yönelik baskısı, Türkiye'nin de benzer bir durumla karşılaşabileceğini hatırlatıyor. Türk savunma sanayii, özellikle F-16 modernizasyonu ve S-400 krizi gibi konularda Washington'la yaşanan gerilimlerde, teknolojik bağımlılığın bir koz olarak kullanılabileceğini görüyor. Bu nedenle Türkiye, yerli çip üretimini teşvik ederek dışa bağımlılığı azaltmalı.