Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de Pazar günü binlerce motorlu araç sürücüsü bir araya gelerek, hükümetin yıllardır uyguladığı biyoyakıt programına karşı ilk büyük çaplı protestoyu gerçekleştirecek. Başbakan Narendra Modi yönetiminin amiral gemisi projelerinden olan bu program, ülkenin ham petrol ithalatını azaltmayı ve çiftçilere ek gelir sağlamayı hedefliyor. Ancak artan yakıt maliyetleri ve biyoyakıt karışımının araç performansını olumsuz etkilediği yönündeki şikayetler, sürücüleri sokaklara dökmüş durumda. Protesto, Hindistan'ın enerji politikasının kırılma noktalarını gözler önüne seriyor.
Biyoyakıt programının hedefleri ve karşılaşılan zorluklar
Hindistan hükümeti, 2018 yılında başlattığı Ulusal Biyoyakıt Politikası kapsamında, benzin ve motorine yüzde 20 oranında etanol karıştırma hedefini 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu sayede yıllık 4 milyar doların üzerindeki ham petrol ithalat faturasının azaltılması ve şeker kamışı gibi tarım ürünlerine talep yaratılarak çiftçi gelirlerinin artırılması amaçlanıyor. Ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşanıyor. Özellikle eski model araçlarda etanol karışımının motor performansını düşürdüğü, yakıt tüketimini artırdığı ve bazı parçalarda korozyona yol açtığı belirtiliyor. Bunun yanı sıra, etanol fiyatlarının son aylarda hızla yükselmesi, sürücülerin pompalarda ödediği tutarı doğrudan artırdı. Hindistan Petrol Şirketi verilerine göre, E20 olarak adlandırılan yüzde 20 etanol karışımlı yakıtın fiyatı, standart benzine göre yüzde 8 daha pahalı hale geldi.
Protestonun arifesinde, Delhi ve çevre illerdeki akaryakıt istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Sürücüler, biyoyakıt karışımını reddetmek istediklerini ancak çoğu istasyonun sadece E20 sattığını söylüyor. "Bize seçenek sunulmuyor, ya bu pahalı yakıtı alıyoruz ya da arabayı kullanmıyoruz" diyen taksi şoförü Rajesh Kumar, programın zorunlu hale getirilmesinin mağduriyet yarattığını ifade ediyor. Çiftçi kesimi ise programı desteklemeye devam ediyor. Uttar Pradesh Şeker Kamışı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Vijay Singh, "Biyoyakıt politikası sayesinde şeker kamışı fiyatı yükseldi ve biz düzenli gelir elde ediyoruz" diyerek hükümete destek çağrısı yapıyor.
Küresel enerji dönüşümü ve Hindistan'ın denge arayışı
Hindistan'ın biyoyakıt hamlesi, yalnızca ulusal bir politika değil, aynı zamanda küresel enerji dönüşümünün bir parçası. Ülke, petrol ithalatına bağımlılığını azaltarak hem ekonomik kırılganlığını düşürmek hem de iklim değişikliğiyle mücadele taahhütlerini yerine getirmek istiyor. Ancak bu süreçte karşılaşılan direnç, biyoyakıt teknolojilerinin altyapısının henüz yeterince olgunlaşmadığını gösteriyor. Uzmanlar, Hindistan'ın karbon emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşması için biyoyakıtın yanı sıra elektrikli araçlara geçişi de hızlandırması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, Brezilya ve ABD gibi biyoyakıt kullanımında öncü ülkelerde de benzer sürücü protestoları yaşanmıştı. Brezilya'da 2019'da etanol fiyatlarındaki artış nedeniyle büyük çaplı şoför grevleri düzenlenmiş, hükümet geçici olarak vergi indirimine gitmişti. Hindistan'ın bu deneyimlerden ders çıkararak bir denge politikası izleyip izlemeyeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'da yaşanan biyoyakıt protestoları, Türkiye'nin de benzer bir enerji dönüşümü sürecinden geçtiği bir ortamda önemli dersler barındırıyor. Türkiye, biyodizel ve etanol karışımı yakıtları teşvik eden politikalar uygularken, sürücülerin ve araç sahiplerinin tepkilerini dikkate almak zorunda. Hindistan örneği, zorunlu karışım oranlarının tüketici maliyetleri ve araç uyumluluğu üzerinde yaratabileceği baskıyı gösteriyor. Türkiye'nin enerji ithalatı bağımlılığını azaltma hedefleri doğrultusunda, biyoyakıt politikalarını esnek ve kademeli uygulaması, olası toplumsal tepkileri minimize edebilir. Ayrıca elektrikli araç altyapısına yatırım yaparak biyoyakıta alternatif yaratması, daha dengeli bir enerji dönüşümü sağlayabilir.