Nepal, Ağustos 2026'da yaşanan ve ülkenin büyük bölümünü etkisi altına alan şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı artarken, yaralarını sarmaya hazırlanıyor. Yetkililer, en az 200 kişinin öldüğünü, yüzlerce kişinin kayıp olduğunu açıkladı. Başkent Katmandu'da ve ülkenin güneyindeki Terai bölgesinde etkili olan seller, evleri, köprüleri ve tarım arazilerini kullanılamaz hale getirdi. Nepal hükümeti, afet bölgelerine insani yardım ulaştırmak ve yeniden inşa çalışmalarına başlamak için seferber olurken, uluslararası toplumdan da acil destek bekliyor.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, sellerde şu ana kadar en az 235 kişi hayatını kaybetti, 150'den fazla kişi kayboldu. Yaklaşık 20 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı ve geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor. Özellikle Katmandu Vadisi'nde ve ülkenin batısındaki bazı bölgelerde etkili olan sel suları, başkentin ana arterlerini kesmiş durumda.
Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterler ve botlarla mahsur kalanları kurtarmak için yoğun çaba harcıyor. Ancak yolların çökmesi, köprülerin yıkılması ve iletişim hatlarının kopması nedeniyle kurtarma çalışmaları güçlükle ilerliyor. Birçok bölgeye karadan ulaşım tamamen kesilmiş durumda. Yetkililer, ölü sayısının artabileceği konusunda uyarıyor.
Seller ayrıca Nepal'in ekonomisini de derinden etkiledi. Ülkenin başlıca gelir kaynaklarından olan tarım sektöründe büyük tahribat yaşandı. Başta pirinç, mısır ve buğday olmak üzere binlerce hektarlık ekili alan sular altında kaldı. Çiftçiler, geçim kaynaklarını kaybetmenin endişesini yaşıyor. Altyapı hasarının da milyonlarca dolara ulaşması bekleniyor. Karayolları, enerji nakil hatları ve içme suyu şebekeleri büyük hasar gördü.
İklim Değişikliği ve Bölgesel Etkiler
Uzmanlar, bu felaketin iklim değişikliğinin etkisiyle sıklaşan ve şiddetlenen aşırı hava olaylarının bir sonucu olduğunu belirtiyor. Himalayalar'daki buzulların erimesi ve değişen yağış rejimleri, Nepal gibi dağlık ülkeleri daha kırılgan hale getiriyor. Meteoroloji yetkilileri, bu yılki muson sezonunun son 50 yılın en yağışlı sezonu olabileceğini tahmin ediyor.
Nepal'deki sel felaketi, yalnızca ülke sınırlarını değil, aynı zamanda komşu ülkeleri de etkiliyor. Hindistan'ın Bihar eyaleti ve Bangladeş'in bazı bölgeleri de aşırı yağışlardan ve taşan nehirlerden olumsuz etkileniyor. Bu durum, bölgesel iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Öte yandan Nepal'in dağlık coğrafyası, kurtarma ve yeniden inşa çalışmalarını her aşamada zorlaştırıyor. Ulaşım imkânlarının kısıtlı olması, yardımların zamanında ulaştırılmasını engelliyor.
Uluslararası toplum Nepal'e destek sözü verdi. Birleşmiş Milletler, afet bölgelerine acil yardım ekipleri gönderirken, Dünya Bankası ve diğer kalkınma kuruluşları yeniden inşa çalışmaları için finansman sağlayacaklarını açıkladı. Çin ve Hindistan da kurtarma ve yardım çalışmalarına katkıda bulunacaklarını duyurdu. Nepal Başbakanı, uluslararası toplumun desteğinin ülkenin yeniden ayağa kalkması için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin doğal afetlere müdahale konusundaki deneyimini bir kez daha öne çıkarıyor. AFAD ve Türk Kızılayı, daha önce de farklı coğrafyalardaki afetlerde aktif rol oynamış, uluslararası dayanışma sergilemiştir. Bu tür felaketler, iklim değişikliğinin küresel bir tehdit olduğunu ve ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye, özellikle Güney Asya'daki gelişmeleri yakından izliyor ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmek açısından bu tür insani krizlere yönelik destek çağrılarına olumlu yanıt verebilecek kapasiteye sahip. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin gerekliliği, Türkiye'nin de öncelikleri arasında yer alıyor.