Çin ve Hindistan, geçtiğimiz hafta Himalayalar'daki Lipulekh Geçidi'nden (Lipuleh Geçidi) sınır ötesi ticareti yeniden başlattı. Bu gelişme, iki nükleer güç arasında son yıllarda tırmanan gerilimin ardından temkinli bir yumuşamanın en son işareti olarak kayıtlara geçti. Tartışmalı Hindistan-Çin-Nepal sınırına yakın olan geçit, altı yıl aradan sonra açılırken, bu adım Pekin ve Yeni Delhi arasında diplomatik temasların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Sınır kapısının yeniden açılması, özellikle 2020 yılında Galwan Vadisi'nde yaşanan kanlı çatışmanın ardından askıya alınan ikili ilişkilerdeki buzların erimeye başladığına yoruluyor.
Lipulekh Geçidi'nin Stratejik Önemi ve Geçmişi
Deniz seviyesinden yaklaşık 5 bin metre yükseklikteki Lipulekh Geçidi, Hindistan'ın Uttarkand eyaleti ile Çin'in Tibet Özerk Bölgesi arasında tarihi bir ticaret yolu olarak biliniyor. Geçit, 1954 yılında imzalanan bir anlaşmayla ticarete açılmış olsa da 1962 savaşının ardından yıllarca kapalı kaldı. 2010'larda yeniden canlanan ticaret, 2020 sınır krizine kadar devam etti. Hindistan, geçidin kendi egemenliğinde olduğunu savunurken, Çin egemenlik iddiasını sürdürüyor. Nepal ise geçidin kendi topraklarında olduğunu ileri sürerek üçlü bir anlaşmazlığa neden oluyor. Geçidin yeniden açılması, özellikle sınır güvenliği ve ticaretin denetimi konusunda her iki ülkenin de mutabık kaldığı yeni protokoller çerçevesinde gerçekleşti.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ve Hindistan Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, geçtiğimiz aylarda çeşitli platformlarda bir araya gelerek sınır sorunlarının diyalog yoluyla çözülmesi konusunda irade beyanında bulunmuştu. Lipulekh'in açılması, bu görüşmelerin somut bir sonucu olarak görülüyor. Ancak askeri yetkililer, temel sınır sorunlarının devam ettiğini ve bu adımın stratejik bir jestten öteye geçmediğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Rekabetten İşbirliğine
Çin-Hindistan ilişkileri, Asya'nın iki devi arasındaki rekabet nedeniyle uzun süredir hassas bir dengede ilerliyor. İki ülke, 3,500 kilometreyi aşan sınır hattının büyük bölümünde anlaşmazlık yaşıyor. 2020'deki Galvan çatışması, 1962 savaşından bu yana en ciddi askeri gerginliği yaratmıştı. Lipulekh'in yeniden açılması, her iki tarafın da ekonomik işbirliğine ve diplomatik normalleşmeye verdiği önemi gösteriyor. Özellikle Çin, Kuşak ve Yol Projesi kapsamında Güney Asya'da etkisini artırmak isterken, Hindistan da Asya'daki nüfuz mücadelesinde Çin ile rekabet edebilmek için alternatif ittifaklar kuruyor.
Geçidin açılması, Nepal ve Bhutan gibi komşu ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Lipulekh, Nepal'in de hak iddia ettiği bir bölgede bulunuyor. Nepal, daha önce Hindistan'ın geçidi tek taraflı olarak işletmesine itiraz etmişti. Yeni anlaşmanın Nepal'in bu itirazını giderecek şekilde tasarlanıp tasarlanmadığı belirsizliğini koruyor. Küresel ölçekte ise ABD, Çin'in Asya'daki yükselişini dengelemek için Hindistan'la stratejik ortaklığını derinleştirirken, bu yumuşamanın Washington'un Hint-Pasifik stratejisine etkisi tartışma konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-Hindistan arasındaki bu yumuşama, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye, Asya'da Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirirken, Hindistan ile de savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliği yapıyor. İki Asya devi arasındaki gerilimin azalması, dolaylı olarak Türkiye'nin Kuşak ve Yol Projesi gibi girişimlerdeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, sınır ticaretinin yeniden canlanması, bölgedeki istikrarın Türkiye'nin enerji ve ticaret yollarına olan güvenine katkı sağlayabilir. Ancak temel anlaşmazlıkların sürmesi, bu yumuşamanın kalıcı olup olmadığını belirsiz kılıyor.