ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Normandiya Çıkarması'nın 80. yılı vesilesiyle düzenlenen anma törenlerinde yaptığı konuşmayla büyük bir skandala imza attı. Tarihçiler ve sivil toplum kuruluşları, Hegseth'i Normandiya'da hayatını kaybeden askerlerin anısına saygısızlık etmekle suçlarken, konuşmayı 'iğrenç aptallık' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin arka planı
Pete Hegseth, Fransa'nın Normandiya bölgesinde düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, ABD'nin göçmenlik politikalarını sert bir dille eleştirdi. Hegseth, 'Normandiya sahillerine dökülen kan, bugün sınırlarımızı açık tutarak değerlerimize ihanet etmemiz için değildi. Özgürlük, bedeli ödenmiş bir haktır ve bu bedeli ödemeye hazır olmayanlar bu topraklarda kalamaz' ifadelerini kullandı.
Konuşma, özellikle II. Dünya Savaşı'nda savaşmış gaziler ve tarihçiler arasında büyük öfke yarattı. Oxford Üniversitesi'nden tarihçi Prof. Margaret McMillan, 'Normandiya Çıkarması, faşizme karşı verilen bir mücadeleydi. Bugün göçmenleri hedef alarak o mücadeleyi çarpıtmak, tarihin en büyük saygısızlıklarından biridir' dedi.
Bölgesel veya küresel boyut
Hegseth'in konuşması, Trump yönetiminin sert göçmenlik politikalarıyla özdeşleşen bir dönemde geldi. Pentagon'un sözcüsü, 'Bakan Hegseth'in konuşması kişisel görüşlerini yansıtmaktadır ve ABD ordusunun resmi pozisyonunu temsil etmemektedir' açıklamasını yapmak zorunda kaldı. Ancak Hegseth, Fox News'e verdiği röportajda, 'Ben Amerikan halkının sesiyim. Sınır güvenliği, ulusal güvenliğimizin temel taşıdır' diyerek sözlerini savundu.
Avrupa ülkeleri de konuşmaya tepki gösterdi. Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Normandiya sahilleri, tüm insanlığın özgürlüğü için savaşan kahramanların anısını taşır. Bu kutsal toprakları siyasi söylemlerin aracı yapmak kabul edilemez' ifadelerini kullandı. Almanya ve İngiltere'den de benzer açıklamalar geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hegseth'in Normandiya çıkışı, ABD'de göçmenlik karşıtı söylemlerin yeniden yükselişe geçtiğini gösteriyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde düzensiz göçle mücadele konusunu sıkça gündeme getirse de, bu tür sert söylemlerin küresel göç politikalarını olumsuz etkilemesi muhtemel. Ayrıca, Türkiye'nin NATO müttefiki olan ABD'nin savunma bakanlığı makamında bu tür bir dilin kullanılması, ittifakın değerler bütünlüğü açısından soru işaretleri yaratabilir. Göçmenlik meselesi Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir konu olmasa da, bu tür söylemlerin küresel ölçekte yaratacağı dalgalanmalar yakından takip edilmelidir.