Pentagon'un yayınlanmamış bir raporuna göre, Savunma Bakanı Pete Hegseth liderliğindeki Savaş Bakanlığı, sivil kayıpları önlemeye adanmış merkezin personelinin büyük bir kısmını işten çıkardı ve kritik kayıt veri tabanını kaldırarak süreçleri hızlandırmak için yapay zeka destekli değerlendirme sistemine geçti. Sivil Koruma Mükemmeliyet Merkezi (CIVIC) olarak bilinen birimin personel sayısı yaklaşık 20'den 6'ya düşürülürken, hava saldırıları ve çatışma raporlarını depolayan merkezi veri tabanı da kullanımdan kaldırıldı. Raporda, bu kararların sivil koruma çabalarını baltalayabileceği ve ABD'nin uluslararası insancıl hukuk yükümlülüklerini yerine getirme kabiliyetini zayıflatabileceği uyarısı yapılıyor.
Arka Plan: Sivil Koruma Merkezi'nin Dönüşümü
2012 yılında Afganistan ve Irak savaşlarındaki sivil kayıpların ardından kurulan CIVIC, askeri operasyonlarda sivil zararını en aza indirme amacı taşıyordu. Merkez, hava saldırıları ve kara çatışmalarından kaynaklanan sivil kayıplara ilişkin verileri topluyor, analiz ediyor ve Savunma Bakanlığı'na tavsiyelerde bulunuyordu. Ancak yeni yönetim, merkezin görev tanımını yeniden tanımlayarak sivil kayıpları 'azaltma' yerine 'operasyonel etkinlik' odağını benimsedi. Bu kapsamda, yapay zeka asistanı geliştirilerek sivil zarar değerlendirmelerinin daha hızlı yapılması hedefleniyor. Eski personelden bazıları, yapay zeka sisteminin yeterince test edilmediğini ve insan muhakemesinin yerini alamayacağını belirtiyor. Ayrıca, merkezi veri tabanının kaldırılması, geçmiş çatışmalardan ders çıkarma kapasitesini sınırlayacak bir adım olarak görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin sivil koruma önceliklerini değiştirmesi, özellikle Orta Doğu ve Asya'da ABD'nin askeri müdahalede bulunduğu bölgelerde endişe yaratıyor. İnsan hakları örgütleri, yapay zeka tabanlı değerlendirmelerin hatalı olabileceğini ve sivil kayıpların daha da artmasına yol açabileceğini savunuyor. Öte yandan, ABD'nin bu adımı, uluslararası toplumda sivil koruma normlarının aşındığına dair bir işaret olarak algılanıyor. NATO müttefikleri de dahil olmak üzere pek çok ülke, sivil kayıpları azaltma taahhütlerini sorgulamaya başlayabilir. Bu durum, özellikle İsrail-Filistin çatışması gibi hassas bölgelerde ABD'nin insani itibarını zedeleyebilir. Uzmanlar, bu politika değişikliğinin ABD'nin askeri doktrininde daha geniş bir dönüşümün parçası olduğunu ve 'savaşın doğasını değiştirme' hedefiyle uyumlu olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından iki temel boyutta önem taşıyor. Birincisi, ABD'nin sivil zararı azaltma taahhüdünü zayıflatması, Türkiye'nin terörle mücadele operasyonlarında sivil kayıplarla ilgili uluslararası eleştirileri daha da artırabilir; zira ABD artık bu konuda örnek teşkil etmeyebilir. İkincisi, ABD'nin yapay zeka odaklı savaş yönetimine yönelmesi, Türkiye'nin kendi savunma sanayii yatırımlarını ve teknolojik bağımsızlığını daha da önemli hale getirmektedir. Türkiye, yerli yapay zeka çözümleriyle sivil zararı azaltma kabiliyetini artırabilir ve uluslararası alanda insani operasyon standardını yükselten ülke konumuna gelebilir. Aksi takdirde, ABD'nin bu adımı küresel normları aşındırarak Türkiye'yi de olumsuz etkileyebilir.