İsrail güçlerinin Hebron'da gerçekleştirdiği yıkımlar ve uyguladığı yol kapatmaları, kentteki Filistinli işletmeleri ağır darbe vurdu. İşletme sahipleri, saldırılar ve kısıtlamalar nedeniyle milyonlarca dolarlık zararla karşı karşıya olduklarını belirtiyor. Hebron Ticaret Odası'nın verilerine göre, son aylarda yüzlerce işletme faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı ve binlerce kişi işsiz kaldı. Bölgede ticaret hayatı neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş durumda.
Yıkımlar ve kapatmalar ticareti felç etti
İsrail ordusunun Hebron'un çeşitli mahallelerinde gerçekleştirdiği yıkımlar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedef aldı. Görgü tanıklarına göre, buldozerlerle yıkılan dükkanlar arasında gıda marketleri, atölyeler ve perakende satış noktaları bulunuyor. İsrail yetkilileri yıkımların "güvenlik gerekçesiyle" yapıldığını savunurken, Filistinli işletme sahipleri bu iddiaları reddediyor ve yıkımların keyfi olduğunu vurguluyor.
Yol kapatmaları ise tedarik zincirini çökertti. Hebron'un ana arterlerinde oluşturulan kontrol noktaları ve beton bariyerler, mal taşımacılığını günlerce geciktiriyor. Özellikle çabuk bozulan gıda ürünleri taşıyan kamyonlar, saatler süren beklemeler nedeniyle zarar görüyor. Bir nakliye firması sahibi, "Bir zamanlar 30 dakikada gidilen mesafe şimdi 3-4 saati buluyor. Bu ek maliyetleri karşılamak imkansız" diyor.
Hebron Ticaret Odası Başkanı, yaptığı açıklamada, "İsrail'in uyguladığı kuşatma ve yıkımlar, kent ekonomisini tam anlamıyla çökertti. Binlerce aile geçim kaynağını kaybetti. Acil uluslararası müdahale çağrısı yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Oda'nın tahminlerine göre, son altı ayda işletmelerin uğradığı toplam zarar 50 milyon doları aşıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Hebron'daki durum, İsrail-Filistin çatışmasının ekonomik boyutunu gözler önüne seriyor. Uluslararası toplum, İsrail'in yerleşim politikalarını ve Filistin ekonomisine yönelik kısıtlamalarını sık sık eleştiriyor. Birleşmiş Milletler raporları, Batı Şeria'daki kısıtlamaların Filistin ekonomisine yılda milyarlarca dolar kaybettirdiğini ortaya koyuyor. Özellikle Hebron gibi ticaret merkezlerinde yaşanan sıkıntılar, Filistin Yönetimi'nin mali krizini derinleştiriyor.
Uzmanlar, İsrail'in Hebron'daki uygulamalarının sadece ekonomik değil, aynı zamanda insani bir krizi de beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. Binlerce Filistinli aile, geçim kaynaklarını yitirmiş durumda ve yardıma muhtaç hale gelmiş durumda. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgede artan ihtiyaçlara karşı yeterli kaynağa sahip olmadıklarını belirtiyor.
Öte yandan, Hebron'daki ticari hayatın canlanması, Filistin ekonomisinin genel sağlığı açısından kritik önem taşıyor. Kent, Batı Şeria'nın en büyük sanayi ve ticaret merkezlerinden biri konumunda. Buradaki işletmelerin ayakta kalması, bölgede istihdam ve gelir yaratılması için hayati.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinen bir ülke olarak, Hebron'daki ekonomik yıkımı yakından takip ediyor. Ankara, İsrail'in Filistin topraklarındaki uygulamalarını uluslararası platformlarda sık sık gündeme getiriyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgede artan insani diplomasi çabalarını ve Filistin ekonomisine yönelik destek paketlerini gündeme getirebilir. Ayrıca, Türk iş dünyası için Hebron'da yeniden inşa ve kalkınma projelerinde fırsatlar doğabilir; ancak güvenlik endişeleri ve siyasi istikrarsızlık yatırımları sınırlıyor. Türkiye'nin Filistin'e yönelik ekonomik yardımları, bölgede etkisini artırma aracı olarak öne çıkıyor.