Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Husi isyancıların hava sahasına yönelik saldırı tehditlerinin sürmesine rağmen pazartesi günü sınırlı sayıda uçuşa ev sahipliği yaptı. Havalimanına iniş ve kalkış yapan uçak sayısındaki artış, Suudi yetkililerin normalleşme yönünde attığı adımlar olarak yorumlanırken, Husi güçlerinin yeni füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenleyebileceğine dair açıklamaları bölgede güvenlik endişelerini artırıyor.
Arka Plan: Hava Saldırıları ve Havacılık Güvenliği
Yemen'deki Husi isyancılar, 2014'ten bu yana Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona karşı silahlı mücadele yürütüyor. Son yıllarda Husiler, Suudi topraklarına yönelik balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını artırdı. Bu saldırılar zaman zaman Riyad ve Cidde gibi büyük şehirlerdeki havalimanlarını hedef aldı. Özellikle 2021 ve 2022'de havalimanlarına yönelik saldırılar, sivil havacılık güvenliği konusunda ciddi endişelere yol açtı. Suudi Arabistan, hava savunma sistemlerini güçlendirse de Husilerin elindeki uzun menzilli silahlar tehdit oluşturmaya devam ediyor.
Pazartesi günü yaşanan kısmi hareketlilik, havalimanının tam kapasiteyle çalışmadığını gösteriyor. Uluslararası havayolu şirketleri, bölgedeki riskleri göz önünde bulundurarak uçuşlarını sınırlı tutuyor. Suudi sivil havacılık otoritesi, yolcuların güvenliği için ek önlemler alındığını belirtirken, Husi sözcüleri ise havalimanının hâlâ meşru hedef olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, Husilerin saldırı kapasitesinin İran'dan sağlanan teknoloji ve eğitimle arttığını vurguluyor. Bu durum, Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerinin etkinliğini sorgulatırken, Körfez ülkeleri arasında da tedirginlik yaratıyor. Bölgedeki ticari uçuşların aksaması, ekonomik kayıpların yanı sıra diplomatik çabalara da darbe vuruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Riyad Havalimanı, sadece Suudi Arabistan için değil, Körfez bölgesi için de kritik bir ulaşım merkezi. Havalimanının kısmen kapanması, bölgesel havacılık ağını ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor. Suudi Arabistan, ekonomik çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda havacılık sektörüne büyük yatırım yapıyor; ancak Husilerin saldırıları bu planları sekteye uğratabilir.
Uluslararası toplum, Yemen'deki çatışmanın çözümü için defalarca ateşkes çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler, Husilerin saldırılarını kınarken, Suudi Arabistan'a da sivil kayıpları önleme çağrısında bulundu. Ancak taraflar arasındaki güvensizlik ve bölgesel güç mücadelesi, kalıcı bir barışı zorlaştırıyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, Suudi Arabistan'a hava savunma desteği sağlarken, İran'ın Husi'lere verdiği destek uluslararası yaptırımların hedefinde.
Husilerin saldırı tehditleri, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki deniz ticaretini de etkiliyor. Son aylarda Husi militanlarının deniz yollarına yönelik saldırıları, küresel nakliye maliyetlerini artırdı. Riyad Havalimanı'nın güvenliği ise doğrudan bölgesel istikrarla bağlantılı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Riyad Havalimanı'ndaki gelişmeler, Türk havayolu şirketlerinin bölgedeki operasyonlarını ve Türk vatandaşlarının seyahat güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Husi saldırıları, Türkiye'nin Körfez'deki ekonomik ve diplomatik çıkarları için risk oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması için çaba harcıyor; havalimanı güvenliği ise bölgesel istikrarın bir göstergesi. Türk dış politikası, Suudi Arabistan ile savunma işbirliğini derinleştirirken, Husilerin saldırılarına karşı ortak güvenlik mekanizmalarını gündeme getirebilir.