7 Temmuz 2024'te Hamas, Gazze Şeridi'ni neredeyse yirmi yıldır yöneten idari organı feshettiğini duyurdu. Bu karar, bölgede sivil yönetime geçiş için teknokrat bir komite kurulmasının önünü açıyor. Ancak uzmanlar, bu adımın Filistinlilerin günlük yaşamında 'önemli bir değişiklik' getirmeyeceği görüşünde. FRANCE 24 muhabiri Noga Tarnopolsky, Kudüs'ten aktarıyor.
Gelişmenin arka planı
Hamas'ın bu hamlesi, Gazze Şeridi'nde 2007'den bu yana süren fiili yönetiminde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Örgüt, feshedilen organın yerine, sivil işleri yürütecek bağımsız bir teknokrat komite atanmasını planlıyor. Bu komite, eğitim, sağlık ve altyapı gibi temel hizmetlerden sorumlu olacak. Ancak Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın bölgedeki etkinliği devam edecek.
Analistler, bu kararın Hamas'ın uluslararası toplum nezdindeki imajını iyileştirme çabası olabileceğini belirtiyor. Özellikle İsrail ile yaşanan son çatışmaların ardından, örgüt sivil yönetimde reform sinyali vererek meşruiyet kazanmayı hedefliyor olabilir. Ancak İsrail ve bazı Batılı ülkeler, Hamas'ı halen terör örgütü olarak listeliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Gazze'nin ekonomik ve insani krizine doğrudan bir çözüm sunmuyor. Bölge, İsrail ablukası ve sık sık yaşanan çatışmalar nedeniyle ağır bir yıkımla karşı karşıya. Uluslararası toplum, Hamas'ın silah bırakması ve İsrail'i tanıması koşuluyla Gazze'de kalıcı bir barışın mümkün olabileceğini savunuyor. Ancak Hamas'ın bu yönde bir adım atması beklenmiyor.
Karar, Filistin Yönetimi ile Hamas arasındaki bölünmeyi de derinleştirebilir. Filistin Yönetimi, Gazze'deki yönetimi devralmayı talep ediyor ancak Hamas'ın kurmayı planladığı teknokrat komite, bu talebi karşılamaktan uzak. Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler, iki tarafı uzlaştırmak için çaba gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hamas ile ilişkilerinde dengeli bir pozisyon izliyor. Ankara, Gazze'deki insani durumu yakından takip ediyor ve Filistin davasına destek veriyor. Bu karar, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu doğrudan etkilemese de, Filistin iç siyasetindeki gelişmeler Ankara'nın diplomatik girişimlerini şekillendirebilir. Türkiye'nin Katar ve Mısır ile koordinasyon halinde, Gazze'de istikrarı sağlayacak adımları desteklemesi bekleniyor. Öte yandan, Hamas'ın sivil yönetim reformu, Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve kalkınma projeleri için yeni bir zemin oluşturabilir. Ancak gelişmeler, Türkiye'nin uzun vadeli Filistin politikasında büyük bir değişikliğe yol açmayacaktır.