Geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde düzenlenen yıllık İslami hac ibadetine 1,7 milyondan fazla kişi katıldı. Bu etkinlik, dünyanın en büyük toplu ibadetlerinden biri olarak biliniyor. Müslümanların ömürlerinde en az bir kez yerine getirmesi gereken hac, giderek artan bir tehditle karşı karşıya: aşırı sıcaklık. 2024 hac sezonunda sıcaklık 48°C'ye ulaştı ve en az 550 kişi sıcak çarpması nedeniyle hayatını kaybetti. Bu durum, iklim değişikliğinin dini ritüeller üzerindeki etkisini sorgulatıyor.
Sıcaklık Kaynaklı Ölümler ve Sağlık Sorunları
Bu yılki hac sırasında sıcaklık, özellikle Arafat'ta zirve yaptı. Sağlık Bakanlığı, 2.000'den fazla sıcak çarpması vakası bildirdi. Katılımcıların çoğu yaşlı veya kronik hastalıkları olan bireylerden oluşuyor. Suudi yetkililer, su dağıtımı ve serinletme sistemleri kurdu, ancak bu önlemler yetersiz kaldı. Hac, İslam'ın beş şartından biridir ve her yıl milyonlarca Müslüman bu ibadeti yerine getirir. Ancak aşırı sıcaklık, bu dini zorunluluğu tehlikeli hale getiriyor. İklim değişikliği, bölgede sıcaklıkların daha da artmasına neden oluyor ve bu durumun devam etmesi halinde hac organizasyonunun yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Uzmanlara göre, Suudi Arabistan'ın hac dönemi için sıcaklık yönetimi stratejileri geliştirmesi şart. 2023'te ise 200'den fazla sıcak çarpması vakası kaydedilmişti. Bu yılki ölümlerin büyük kısmı, izinsiz hac yapan kişiler arasında görüldü. Bu kişiler, serinletme noktalarına erişim sağlayamadıkları için daha fazla risk altındaydı. Suudi hükümeti, altyapıyı modernize etme çabalarına rağmen, artan sıcaklıklarla başa çıkmakta zorlanıyor.
İklim Değişikliğinin Bölgesel ve Küresel Boyutu
Hac ibadeti, İslam dünyasının birleştirici bir sembolüdür. Ancak iklim değişikliği, bu birliği tehdit ediyor. Suudi Arabistan, petrol gelirlerine bağımlı bir ekonomi ve iklim politikaları eleştiriliyor. Ülke, 2060'a kadar net sıfır emisyon hedefi koydu, ancak fosil yakıt yatırımları devam ediyor. Diğer Müslüman ülkeler, hac güvenliği konusunda Suudi yetkililere baskı yapıyor. Özellikle Güneydoğu Asya ve Afrika'dan gelen hacılar, aşırı sıcaklığa karşı daha savunmasız. Bu durum, Suudi Arabistan'ın bölgesel liderliğini ve İslam dünyasındaki konumunu etkileyebilir.
İklim değişikliği, hac dışında da dini ritüelleri etkiliyor. Örneğin, Ganj Nehri'ndeki kirlilik Hindu ritüellerini, aşırı hava olayları ise Hristiyan haclarını tehdit ediyor. Ancak hac, en büyük katılımlı dini etkinlik olduğu için küresel dikkat çekiyor. Suudi Arabistan, hacıların güvenliği için yapay gölgelikler ve klimalı alanlar inşa etti, ancak bu çözümler geçici. Uzun vadede, hac takvimi değişebilir, ancak bu İslami kurallara aykırı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, her yıl on binlerce hacı adayını Mekke'ye gönderiyor. 2024'te 80.000'den fazla Türk vatandaşı hacca katıldı. Aşırı sıcaklık, Türk hacılar için de risk oluşturuyor. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerinde hac güvenliğini gündeme getirebilir. Ayrıca, iklim değişikliğiyle mücadele politikaları, Türkiye'nin enerji dönüşümü hedefleriyle uyumlu. Hac sırasında yaşanan can kayıpları, Türk kamuoyunda hassasiyet yaratıyor. Bu durum, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile diplomatik diyaloğunda insani boyutu ön plana çıkarabilir.