Güney Sudan, 9 Temmuz 2026'da Sudan'dan bağımsızlığını kazanmasının 15. yılını geride bırakırken, ülke halen derin siyasi krizler, ekonomik çöküş ve insani felaketlerle boğuşuyor. AJLabs tarafından hazırlanan kapsamlı harita ve grafikler, 12 milyon nüfuslu bu genç ülkenin Hartum yönetiminden kurtuluşunun ardından yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor. Bağımsızlık coşkusunun yerini alan iç savaş, etnik çatışmalar ve yaygın yoksulluk, Güney Sudan'ı dünyanın en kırılgan devletlerinden biri haline getirdi.
Bağımsızlık Süreci ve Beklentiler
2005 yılında imzalanan Kapsamlı Barış Anlaşması, 20 yılı aşkın süredir devam eden iç savaşı sona erdirmiş ve 2011'de yapılan referandumla Güney Sudan'ın bağımsızlığının önünü açmıştı. Halkın %98,8'inin ayrılık yönünde oy kullandığı referandum, büyük bir umut dalgası yaratmıştı. Ancak bağımsızlık sonrası kurulan hükümet, etnik gruplar arası güç paylaşımını sağlayamayınca 2013'te iç savaş patlak verdi. Devlet Başkanı Salva Kiir ile eski yardımcısı Riek Machar arasındaki iktidar mücadelesi, ülkeyi etnik çizgilerde bölünmeye sürükledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Sudan'daki istikrarsızlık, Doğu Afrika bölgesinde ciddi güvenlik tehditleri oluşturuyor. Komşu ülkeler Uganda, Etiyopya ve Sudan, mülteci akınları ve silahlı grupların sınır ötesi faaliyetleri nedeniyle baskı altında. Birleşmiş Milletler'in yaklaşık 400 bin kişilik barış gücü misyonu (UNMISS), ülkedeki en büyük BM misyonlarından biri olmasına rağmen şiddeti önlemede yetersiz kalıyor. Ayrıca, Güney Sudan'ın zengin petrol yatakları, bölgesel güçler arasında bir çıkar çatışması alanı haline gelmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Sudan, Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında önemli bir partner. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Türk Kızılayı, bağımsızlık sonrası dönemde ülkede kalkınma ve insani yardım projeleri yürütüyor. Ancak iç savaş ve güvenlik sorunları, yatırımların sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Bu istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki enerji ve lojistik girişimlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin BM barış misyonlarına verdiği destek ve arabuluculuk çabaları, Güney Sudan'daki krizin çözümüne katkı sağlarken, Afrika boynuzundaki nüfuz mücadelesinde de Ankara'nın elini güçlendiriyor.