Güney Kore'de 55 yaşındaki bir kadın, üst komşusunu sürekli olarak tavanına sert cisimle vurarak ve telefonla arayarak rahatsız ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından stalking (ısrarlı takip) suçundan para cezasına çarptırıldı. Chuncheon Bölge Mahkemesi, kimliği yalnızca 'A' olarak açıklanan kadına 2 milyon won (yaklaşık 1.500 dolar) para cezası verdi. Mahkeme, kadının davranışlarının yasal olarak stalking kapsamına girdiğine hükmetti. Olay, apartman yaşamında sıkça karşılaşılan gürültü şikayetlerinin hukuki boyutunu bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Mahkeme kararına göre, A adlı kadın üst katında oturan komşusunun yarattığı gürültüden rahatsız olmuş ve bu durumu defalarca şikayet etmişti. Ancak şikayetlerinin yetersiz kalması üzerine kadın, elindeki sırt kaşıyıcıyla tavanına vurarak gürültü çıkarmaya başladı. Ayrıca komşusunu telefonla arayarak şikayetlerini iletmeye devam etti. Komşusu ise bu davranışlardan rahatsız olarak polise başvurdu. Güney Kore'de 2021 yılında yürürlüğe giren ve 'stalking ceza yasası' olarak bilinen yasa, mağdurun rızası olmaksızın tekrarlanan ve korku ya da endişe yaratan davranışları suç sayıyor. Bu çerçevede mahkeme, A'nın eylemlerini 'tekrarlanan ve mağdurda huzursuzluk yaratan davranışlar' olarak değerlendirdi.
Chuncheon Bölge Mahkemesi sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Sanal veya fiziksel her türlü ısrarlı iletişim, mağdurun yaşam kalitesini düşürebilir ve bu tür davranışlar yasa kapsamında değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı. Karar, özellikle apartman sakinleri arasında yaşanan gürültü anlaşmazlıklarının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda öncelikle arabuluculuk veya resmi şikayet mekanizmalarının kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Güney Kore, son yıllarda stalking ve dijital şiddetle mücadele konusunda önemli yasal düzenlemeler yapan ülkeler arasında yer alıyor. 2021'de çıkarılan yasa, ısrarlı takip, tehdit ve taciz içeren davranışları cezalandırmayı amaçlıyor. Bu karar, Güney Kore'de art arda yaşanan kadın cinayetlerinin ardından toplumsal bir farkındalığın oluştuğu bir dönemde alındı. Ülkede ayrıca dijital platformlarda işlenen taciz suçlarına yönelik de çeşitli yaptırımlar uygulanıyor. Bu tür kararlar, Asya genelinde artan kentsel nüfus ve apartman yaşamının yaygınlaşmasıyla birlikte komşuluk ilişkilerinin hukuki boyutunun önemini ortaya koyuyor. Benzer gürültü şikayetlerinin diğer Asya ülkelerinde de artış gösterdiği biliniyor. Örneğin Japonya ve Çin'de de apartman yaşamına bağlı gürültü anlaşmazlıkları sıkça yaşanıyor ve bu durumlar bazen şiddete dönüşebiliyor. Güney Kore'deki bu karar, bölgedeki diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilecek nitelikte.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de de benzer şekilde apartman yaşamının yaygın olduğu bir ülkede komşuluk anlaşmazlıklarının hukuki boyutunu hatırlatmaktadır. Türkiye'de gürültü şikayetleri genellikle kabahatler kanunu kapsamında değerlendirilirken, stalking kavramı yeni yeni tartışılmaktadır. Türk Ceza Kanunu'nda 'ısrarlı takip' suçunun 2020 yılında ayrı bir suç olarak düzenlenmesi, Türkiye'nin bu alandaki hukuki altyapısını güçlendirmiştir. Bu karar, Türk mahkemelerinin de benzer olaylarda mağdurların maruz kaldığı psikolojik baskıyı göz önünde bulundurarak daha caydırıcı kararlar almasına ilham verebilir. Ayrıca, apartman yaşamındaki gürültü sorunlarının çözümünde arabuluculuk mekanizmalarının etkinliği üzerinde düşünülmesini gerektirmektedir.