Hong Kong özel yönetim bölgesi hükümeti, Nepal ile Tibet'in Gyirong ilçesi sınırındaki ölümcül ani sellerden etkilenenler için Afet Yardım Fonu'ndan 50 milyon Hong Kong doları (yaklaşık 6,3 milyon ABD doları) ayırdı. Yetkililer, sel felaketinde yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ve binlerce kişinin kayıp olduğunu bildirirken, Hong Kong Baş Yöneticisi John Lee Ka-chiu, yaptığı açıklamada yardım paketinin bölgeye insani yardım ulaştırılması amacıyla kullanılacağını duyurdu. Karar, felaketin boyutunun ortaya çıkması ve uluslararası toplumun yardım çağrılarının artması üzerine alındı.
Gelişmenin Arka Planı
Nepal'in kuzey sınırında, Tibet Özerk Bölgesi'ne bağlı Gyirong İlçesi yakınlarında meydana gelen ani seller, bölgede yaşamı felç etti. Himalayalar'ın eteklerindeki dağlık arazide etkili olan sağanak yağışların tetiklediği seller, yerleşim yerlerini ve altyapıyı büyük ölçüde tahrip etti. Nepal yetkilileri, sellerin başkent Katmandu'nun kuzeybatısındaki uzak bölgelerde etkili olduğunu ve bu bölgelerdeki köylerin büyük kısmının çamur ve moloz altında kaldığını bildirdi.
Felaketin ardından Nepal hükümeti, etkilenen bölgelerde arama kurtarma çalışmaları başlattı. Ancak zorlu coğrafi koşullar ve yetersiz altyapı, ekiplerin bölgeye ulaşmasını geciktiriyor. İlk belirlemelere göre, sellerde en az 300 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi ise hala kayıp. Nepal ordusu, helikopterlerle tahliye operasyonları düzenlerken, Çin tarafı da sınırın kendi yakasında benzer bir felaketle karşı karşıya. Tibet'in Gyirong İlçesi'nde de sel nedeniyle can kaybı ve büyük maddi hasar meydana geldiği açıklandı.
Hong Kong'un bu yardım kararı, daha önce Çin anakarasının doğal afetlerinde de benzer fonların devreye sokulmasının ardından geldi. Afet Yardım Fonu, 1993 yılından bu yana çeşitli ülkelerdeki doğal afetler için kullanılıyor. Fonun son olarak 2023'te Türkiye'deki depremler için de 300 milyon HK$ (yaklaşık 38 milyon $) kaynak sağladığı biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Himalaya bölgesi, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en hassas bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın buzulların erimesini hızlandırdığını ve bu durumun ani sel riskini artırdığını vurguluyor. Nepal, dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer alırken, bu tür felaketler ülkenin kırılgan ekonomisini daha da zor durumda bırakıyor.
Çin'in Tibet bölgesi ise stratejik öneme sahip; sınır güvenliği ve altyapı projeleri nedeniyle bölge, Pekin yönetiminin odak noktasında. Sel felaketi, Çin ve Nepal arasındaki sınır ötesi işbirliği mekanizmalarının da test edilmesine neden oldu. İki ülke arasındaki ticaret yollarının bir kısmı sel nedeniyle kapanırken, bölgedeki ekonomik faaliyetler olumsuz etkilendi.
Uluslararası toplum, Nepal ve Çin'e taziye mesajları gönderirken, yardım kuruluşları da bölgeye insani yardım ulaştırmak için harekete geçti. Birleşmiş Milletler, felaketin ardından bölgeye acil yardım ekipleri gönderilmesi çağrısında bulundu. Ancak lojistik zorluklar, yardımların etkin bir şekilde ulaştırılmasını engelliyor. Hong Kong'un sağladığı fon, önümüzdeki günlerde bölgeye aktarılacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu felaket, doğal afetlerin sınır tanımadığını bir kez daha gösteriyor. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle farklı doğal afet riskleriyle karşı karşıya; bu nedenle afet yönetimi ve uluslararası dayanışma konularındaki deneyimlerini paylaşması açısından önemli. Türkiye, daha önce Nepal'de yaşanan depremlere yardım göndererek bölgeyle dayanışma içinde olmuştu. Bu tür küresel felaketlerde Türkiye'nin etkin rol alması, yumuşak gücünü artırabilir ve bölgesel işbirliğine katkı sağlayabilir. Ayrıca iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, tüm ülkelerin ortak sorunu haline geldiğinden, Türkiye'nin de bu konudaki uluslararası çabalara destek vermesi beklenebilir.