Nepal ve Tibet'i vuran şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelan felaketinde ölü sayısı 626'ya yükselirken, kayıp kişi sayısının yaklaşık 3 bine ulaştığı bildirildi. Çarşamba günü meydana gelen felaketin ardından kurtarma ekipleri ve askeri personel, enkaz altında kalanları kurtarmak ve kayıpları bulmak için gece gündüz çalışıyor. Yetkililer, afetin boyutunun giderek daha da netleştiğini ve ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Sellerin Ardından Devasa Kurtarma Operasyonu
Himalaya'nın iki yakasında etkili olan aşırı yağışlar, nehirlerin taşmasına ve toprak kaymalarına neden oldu. Özellikle Nepal'in kuzeyindeki dağlık bölgeler ile Tibet Özerk Bölgesi'nin güney kesimlerinde birçok köy sular altında kalırken, yüzlerce ev yıkıldı veya toprak altında kaldı. Felaketin ilk anından itibaren bölgeye sevk edilen ordu birlikleri, helikopterler ve özel eğitimli kurtarma köpekleriyle arama kurtarma faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor.
Nepal İçişleri Bakanlığı yetkilileri, şu ana kadar 2 bin 800'den fazla kişinin kayıp olduğunu, bunların büyük bölümünün turist ve dağcı olabileceğini belirtti. Bölge, dünyanın en yüksek zirvesi Everest'in de bulunduğu popüler bir trekking ve dağcılık rotası üzerinde yer alıyor. Sel felaketi, sadece yerleşim yerlerini değil, aynı zamanda birçok yürüyüş parkurunu ve kamp alanını da etkisi altına aldı. Kurtarma ekipleri, mahsur kalan turistleri tahliye etmek için yoğun çaba sarf ediyor.
İklim Değişikliği ve Altyapı Kırılganlığı Gündemde
Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin iklim değişikliğinin etkisiyle arttığına dikkat çekiyor. Himalaya bölgesi, küresel ısınmanın sonuçlarına karşı en hassas ekosistemlerden biri olarak kabul ediliyor. Buzulların erimesi ve değişen yağış rejimleri, bölgedeki sellerin ve heyelanların daha yıkıcı olmasına yol açıyor. Nepal hükümeti, altyapının yetersizliği ve afet yönetimindeki eksiklikler nedeniyle zaman zaman eleştirilere maruz kalıyor. Ülkenin coğrafi koşulları ve gelişmemiş bölgeleri, kurtarma çalışmalarını da güçleştiriyor.
Komşu Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde de durum benzer. Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın verdiği bilgiye göre, Tibet'te en az 216 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi kayıp. Çin hükümeti bölgeye arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri sevk etti. İki ülke arasında sınır ötesi yardımlaşma ve bilgi paylaşımı konusunda iş birliği sürüyor.
Felaket, bölgedeki kırılgan altyapıyı ve afetlere hazırlık kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda iklim kaynaklı göçlerin ve insani krizlerin artabileceği uyarısında bulunuyor. Nepal ve Tibet'teki bu sel felaketi, Himalaya bölgesinin tamamı için ortak bir tehdit oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Himalaya bölgesindeki bu afet, küresel iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçlarının bir kez daha hatırlatıcısı niteliğinde. Türkiye, benzer coğrafi riskler taşıyan bir ülke olarak, afet yönetimi ve arama kurtarma kapasitesini güçlendirmekte fayda görüyor. Ayrıca, bu tür felaketler, uluslararası insani yardım operasyonlarında Türkiye'nin öncü roller üstlenebileceği alanlar olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle geliştirdiği diplomatik ilişkiler çerçevesinde, bu tür kriz anlarında dayanışma ve yardım köprüleri kurması, hem bölgesel istikrar hem de Türk dış politikasının etkinliği açısından önem taşıyor. Özellikle Asya'daki etkinliğini artırmayı hedefleyen Türkiye için bu tür insani diplomasi faaliyetleri, ülkenin yumuşak gücüne katkı sağlayabilir.