Güney Kore Ulusal Seçim Komisyonu (NEC) Başkanı Roh Tae-ak, 22 Nisan 2024'te yapılan genel seçimlerde yaşanan oy pusulası sıkıntısı ve basım hataları nedeniyle istifa ettiğini açıkladı. Seçim günü birçok oy verme merkezinde pusulaların tükenmesi, ülke çapında kaosa yol açarken, muhalefet partileri süreci 'rezalet' olarak nitelendirdi. Roh, 'Ortaya çıkan sorumluluğu üstleniyorum ve istifa ediyorum' dedi.
Gelişmenin Arka Planı
Güney Kore'de 300 sandalyeli Ulusal Meclis için yapılan seçimlerde, erken oylama (18-19 Nisan) sırasında oy pusulası sıkıntısı baş gösterdi. Seçim komisyonu, özellikle yurt dışındaki seçmenler için hazırlanan pusulaların yanlış basıldığını ve bu nedenle bazı bölgelere yeterli sayıda pusula gönderilemediğini kabul etti. Ayrıca, yerel yönetimlerden gelen taleplerin doğru hesaplanamaması nedeniyle pusula sayısının yetersiz kaldığı belirtildi. Ynwal adlı bir seçmen, 'İlk kez bu kadar büyük bir aksaklık yaşıyoruz. Demokrasiye olan güven sarsıldı' diye konuştu.
İktidardaki Halkın Gücü Partisi (PPP) ve ana muhalefetteki Demokrat Parti (DP), krizden birbirini sorumlu tutarken, DP sözcüsü 'Bu, hükümetin ve seçim kurulunun beceriksizliğinin bir göstergesidir' dedi. Seçim komisyonu, sorunu çözmek için geçici oy pusulaları basmak zorunda kaldı, ancak bu da uzun kuyrukların oluşmasına neden oldu. Yaklaşık 44 milyon seçmenin bulunduğu ülkede, erken oylamada 10 milyona yakın kişinin oy kullandığı tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Kore'deki bu seçim krizi, Asya genelinde demokratik süreçlerin kırılganlığını bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, seçim kurullarının teknik yetersizliklerinin, özellikle büyük nüfuslu ve yüksek katılım oranına sahip ülkelerde, siyasi istikrarı tehdit edebileceğine dikkat çekiyor. Güney Kore'nin komşusu Japonya'da da benzer bir oy pusulası sorunu 2021'de yaşanmış, ancak daha küçük çaplı olmuştu. Öte yandan, Kuzey Kore bu durumu fırsat bilerek Güney Kore'nin 'demokrasi maskesinin düştüğü' yönünde propaganda yapıyor.
Küresel ölçekte ise, seçim güvenliği ve lojistiği konusu, özellikle ABD ve Avrupa'da da tartışılıyor. Uluslararası Seçim Sistemleri Vakfı (IFES), seçimlerin teknolojik altyapısının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Güney Kore'deki kriz, seçim komisyonlarının bağımsızlığı ve hesap verebilirliği konusundaki endişeleri artırdı. Roh Tae-ak'ın istifası, benzer bir skandal yaşayan 2017'deki Seul belediye başkanlığı seçimlerinde de NEC başkanının istifa etmesini hatırlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'deki seçim krizi, Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan demokrasiler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) Türkiye'deki seçim süreçlerini yönetirken lojistik ve teknik altyapıya verdiği önem, benzer aksaklıkların yaşanmamasını sağlıyor. Ancak, siyasi kutuplaşmanın yoğun olduğu dönemlerde seçim güvenliğine yönelik şüpheler artabiliyor. Türkiye, bu krizden ders çıkararak seçim pusulası basımı, dağıtımı ve yurt dışı oylama süreçlerini daha da sağlamlaştırabilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler düşünüldüğünde, siyasi istikrarsızlığın ekonomik yansımaları da takip edilmeli.