Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, bu yılın başında artan toplu silahlı saldırılara karşı ülkenin çeşitli noktalarında orduyu sokağa indirme kararı aldı. Son haftalarda Cape Town, Johannesburg ve Durban gibi büyük şehirlerde meydana gelen silahlı saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, saldırıların çoğunlukla çete şiddeti ve organize suç örgütleri arasındaki hesaplaşmalardan kaynaklandığını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Güney Afrika, dünyanın en yüksek cinayet oranlarına sahip ülkelerinden biri. Ülkede 2023 yılı boyunca 27 binden fazla cinayet işlendi. Ancak son aylarda yaşanan toplu saldırılar, olayların boyutunu değiştirdi. Ocak ayında bir gece kulübüne düzenlenen silahlı baskında 16 kişi öldürüldü. Şubat ayında ise bir minibüse yapılan saldırıda 8 kişi hayatını kaybetti. Hükümet, bu olayların ardından 'Güney Afrika Polis Teşkilatı'nın yetersiz kaldığı gerekçesiyle orduyu göreve çağırdı.
Uzmanlara göre saldırıların temelinde ekonomik eşitsizlik, işsizlik ve uyuşturucu ticareti yatıyor. Ülkede resmi işsizlik oranı yüzde 32’nin üzerinde. Genç nüfus arasında bu oran yüzde 60’a yaklaşıyor. Ekonomik fırsat eşitsizliği, özellikle Cape Town’ın dış mahallelerinde çetelerin güç kazanmasına yol açtı. Çeteler, uyuşturucu ve silah kaçakçılığından elde ettikleri gelirle bölgede adeta bir otorite kurmuş durumda.
Bölgesel veya küresel boyut
Güney Afrika’daki şiddet dalgası, sadece ülke sınırlarını değil, tüm Güney Afrika bölgesini etkiliyor. Artan silah kaçakçılığı, komşu ülkeler olan Mozambik, Zimbabve ve Lesotho’ya da sıçrama riski taşıyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) raporlarına göre, Güney Afrika aynı zamanda Afrika kıtasındaki uyuşturucu ticaretinin önemli bir geçiş noktası. Bu durum, uluslararası organize suç ağlarının dikkatini bölgeye çekiyor.
Öte yandan, Güney Afrika hükümetinin askeri müdahalesi, insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor. Ordu varlığının geçici bir çözüm olduğunu belirten uzmanlar, asıl ihtiyacın ekonomik reformlar ve polis teşkilatının profesyonelleştirilmesi olduğunu vurguluyor. Eğer bu reformlar yapılmazsa, şiddetin daha da tırmanabileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika’daki güvenlik krizi, Türkiye’nin Afrika’daki ekonomik ve diplomatik varlığı açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, Güney Afrika ile ikili ticaret hacmini artırmayı hedeflerken, istikrarsızlık bu hedefleri olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türk yatırımcıların Güney Afrika’daki madencilik, tekstil ve inşaat sektörlerinde artan ilgisi, güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Bölgedeki çete şiddetinin yayılması, Türk vatandaşlarının güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye’nin Afrika politikasında savunma işbirliği ve güvenlik danışmanlığı gibi alanlarda önleyici adımlar atması faydalı olacaktır.